DUVAR DOLGUSU KAPLAMALARI


28/8/2008 | Kategori: Ahşap Ev |

DUVAR DOLGUSU KAPLAMALARI

Ahşap iskelet yapılarda ahşap iskeletin boşlukları  tuğ1a, kerpiç gibi  dolgu malzemeleri  ile doldurularak veya iskeletin her iki yüzü tahta ve suni  levhalarla kaplanarak bu tip yapıların duvarları teşkil edilir.

Bu durumlarda dolgu daha muntazam yapılmıştır.(Erzurum Mah. Zülüflü Sok.No:18) Erzurum Mahallesindeki  evlerin duvarları  genelde kerpiçtir ve bunların dikmelerle daha iyi  birleşimi   için üçgen çıta­lar çakılmaktadır.

İskelet duvarın üzeri çoğunlukla sıva veya ahşap kaplama ile örtülmüştür. Ahşap yüzlerine gelen sıvanın tutması ve çatlamaması için sıva teli kullanılır. Şayet sıva teli dolgusu yüzüne değil de doğrudan iskelet yüzüne tatbik edilmiş yardımcı bölmelerle iskelet arası 30x30 veya 40x40 cm. ile küçük bölmelere ayrılmıştır.



Sıva teli   ise bu ızgara üzerine gergince tespit edilerek üzeri sıvanır, iç bölme duvarları ile taş duvarların iç yüzlerinde çok kere bağdadi çıtalar üzerinde sıva yapılır. Bu çıtalar 2x2 cm. ve 2x3 cm. ebadında olup iki kenarı gerilidir.

Yusuf Uğraş Evi ( No: 46 ) ve iskelet arası örülmeyip iki yüzü­ne kaplama yapıldığında ise kaplamalar arasına cüruf ve benzeri dolgu malzemeleri doldurulur. Ekseri ahşap dış kaplama malzemesi kullanıl­dığı görülmüştür.

Ahşap kaplamalar yatay ve düşey olarak yapılmıştır.   Düşey kap­lamalar daha çok yağmura maruz olmayan yerlerde tatbik edilmiştir ve tahtaların binileri   hakim rüzgarı   içeri almayacak şekilde  tertip edi­lir.  Yatak kaplamalar ise ya yalı  baskısı  şeklinde veya binili olarak tatbik edilmiştir.


Ahşap kaplamalar yağlı boya ile boyanmamış ve bazı yerlerde bu yüzden dış etkilerle bozulmuştur. Dış kaplamalarda çıralı ağaçlar kullanılmıştır. Ahşap kaplama arkasına ısı  tecridi için kapak tahtala­rı ile bölme yapmışlardır. Dış kaplama ve ara bölme arkasını rüberoit gibi bitümlü kartonla kaplayarak hava ve nem etkilerine karşı korumuş­lardır. Kapak tahtaları ile ara bölmesi yapılmış, dışı ahşap kaplama ile ilgili duvar kesiti aşağıda görülmektedir. Tecrit levhaları ile de ahşap iskelet üzerini kaplamak son dönem yapılarında kolaylık sağlamıştır.




Tahta talaşları ile çimentodan yapılır izotaş levhalar iyi bir kaplama vazifesi görmüştür. Tecrit levhası arasına dalgalı olarak bitüm­lü karton kullanıldığı da görülmektedir.

Tavan ve döşeme kaplamalarının hepsi birden döşemeyi teşkil etmiştir.  En basit şekli  kirişleme üzerine çakılan döşeme tahtala­rından meydana gelmiştir.  Döşemenin ısı  ve sesi daha az geçirmesi için döşemesine bazı  tecrit malzemesi  ilave edilmiştir.

Bu tecrit malzemesi  kömür cürufu, kil tabakası Kum tabakası, tahta talaşı  ve yeni  dönemde çimento ile yapılmış muhtelif tecrit levhaları  ile    sağlanmıştır. Kirişlerin yan yüzüne tespit edilen kadranların üzerine kapak tahtaları  çakılmak üzere elde edilen bölmelerin üzerine tecrit malze­meleri yayılmıştır.  Bu malzemelerin dökülmemesi  için kapak tahtaları üzerine rüberoit serilmiş eski  döner yapı l arında ise ki.l  harcı  ile sıvanmıştır.  (XVIII.yüzyıldan önceki yapılarda).

Tecrit dolgusu hafif ve kurudur.  Bazı  evlerde tecrit levhası tecrit dolgusu ile birlikte kullanılmıştır.  Tahtalar lambalı, zıvanalı ve kirişlidir.  Tavanlar ya muhtelif binili  tahtalar ile veya sıva (Bağdadi  çıta telli  kamış üzerine) teşkil edilmiştir.

Nadiren tavam  sıvanmış  konutlarda tavan sıvasının döşeme kirişlerindeki esnemelerden dolayı çatlamaması için sıvayı taşıyan mal­zeme doğrudan doğruya değil,bir çıta vasıtası ile tespit edilmiştir. Bu çıtalar 10x15 ve 15x20 mm.dir.

Dikkati  çeken noktalardan birisi   de döşeme tahtası  üzerine kap­lanan çok sert bir levha  (bir cins  kontrplak) tır.  Böylece aşınması zor ,düzgün yekpare bir döşeme yüzü elde edilmiştir.



Bu tarzda yapılmış bir köşe kirişlemesi Erzurum Mahallesi gele­neksel konutların cumbalarında rastlanan.çok katlı kirişlemeler kade­meli kiriş fazlalıkları kavisli tavanlarla gizlenmiştir.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

ERZURUM MAHALLESİNDEKİ GELENEKSEL KONUTLARDA AHŞAP DÖŞEMELER VE DÖŞEME KAPLAMALARI


27/8/2008 | Kategori: Ahşap Ev |

ERZURUM MAHALLESİNDEKİ GELENEKSEL KONUTLARDA    
                      AHŞAP DÖŞEMELER VE DÖŞEME KAPLAMALARI

Ahşap döşemelerde kirişlerin üzerine döşeme tahtalarına çaka­rak kaplamalar yapılmıştır, Tahtalardaki özellikler:
Tahtalar aşınmaya dayanıklıdır, önemli yerlerde meşe kullanılmıştır.
Tahta genişlikleri eşittir ve tahtaların bombelenecek yüzü çakılırken alta getirilmiştir.
Tahtalar genellikle budaksız yahut çok az budaksızdır.
Tahta kalınlığı kiriş ve kadron aralığına göre seçilmiştir.
    Tahtaların kalınlığı   20-24 mm.dir.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA TAVAN KAPLAMA TAHTALARI


27/8/2008 | Kategori: Ahşap |

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA TAVAN KAPLAMA TAHTALARI

Ahşap kirişlemelerin alt kısmı,muntazam bir görünüş vermek ve döşemenin ısı tecridine hizmet etmek amacı ile uygun malzeme ile kap­lanmıştır. Konstrüksiyon şekline ve kaplanan mahallin önemine göre bu kaplama muhtelif malzeme ile olabilir.
Tecrit levhaları ile yapılan dolgu konstrüksiyonlarla taşıyıcı kirişler görülmek üzere yapılan sıva veya tahta kaplamalar.
Bağdadi çıtalar veya sıva teli üzerine sıva yaparak kaplanan tavanlar.
Kiriş altına deri, tehlis, hasır vs. dekoritif malzeme kaplayarak yapılan tavanlar.

Erzurum mahallesindeki geleneksel konutlarda da Tüm eski Ankara evlerinde ve Anadolu evlerinde olduğu gibi tavan çok önemli bir konu olarak ele alınmaktadır, Geometrik şekillerde kesişen çıtaların mey­dana getirdiği yıldızlar, çokgenler, kareler   ve renklerle boyanmak suretiyle halı gibi işlenmiş ve oldukça güzel tavan örnekleri meydana gelmiştir.

Eskimeye yüz tutmuş böyle tavanların tamir edilmesi gerekmek­tedir.

Bu konuda verilmiş olan ölçüler tablolarda verilmiştir.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

KAPILAR VE ÖZELLİKLERİ


25/8/2008 | Kategori: Ahşap Ev |

KAPILAR VE ÖZELLİKLERİ
1- Kapılar genellikle standarttır. Geniş ortalama olarak 85-90 cm. olan kapılar gayet alçaktır. Bilhassa kışın kuflanılan ve mahfuz olması gereken kapıları 1,80 - 1,70 hatta 1,65 m. ye kadar düşer. Kapılar ait oldukları odaların önem derecesine göre kıymetlen dirilen kapılar her zaman tek kanatlıdır ve adi tahta kapıdan derece derece aynalı çeşitli şekillerde aynalı ve nihayet oymalı geçme kapılara kadar gider. ve hepsi Türk ahşap işçiliğinin gerçekten önemli bir unsuru dur.
Türk evlerinde bilhassa eski Türk1er karakteristik olan oda kapılarının hemen hemen her zaman odanın nihayet kısmında bir köşede oluşudur. Kapı açıldığı zaman yan duvardaki özel nişine dayanır ve bir mandalla pervazlı yuvasına  edilir. Bu kapının açık kalacağı zamanlarda ortada kalabalık yapmaması içindir. Eski Türk sanatkarı bu noktalara kadar ince düşünmesini bilmiştir.
Kapının bulunduğu oda nihayetine seki altı denir. Bu kısım odanın servis bölümüdür. Kapılarla birlikte çok kere dolap raf ve hücrelerde bu kısımda bulunur.
Şu halde oda kapılarının her bakımdan düşünülmüş mevkii vardır. Diğer karakteristik bir nokta Türk evlerinde kapının açılışında odanın mahremiyetine zarar vermiyecek şekilde yerleştirilmesine dikkat edilmiştir. Bunun için kapı açıldığı zaman sofadan odanın içerisinin görünmemesi gerekir. Bunun için de kapının dolap derinlikleri içerisinde bırakılan alana açılması veya kapının önüne sabit dolaplar taksimatından olan bir tahta perdenin gelmesi içerisindeki açıklığın kapı açıklığının karşısına getirilmemesi ile elde edilmiştir. Zemin kattaki ikinci ve üçüncü derece hacimlarının kapıları (ahır, seyis ve uşak odaları, mutfak vb.) adi tahta çatma kapılardır .Alttan ve üstten birer kuşakla bağlanırlar ve genellikle boyanmazlar.
Orta asma katlardaki kış, odalarının kapıları aynalı olur. Bu kapılar genellikle boyalıdır.Çerçeveleri geniş aynaları kuvvetlidir. ve Kenarlarında profiller bulunur.Bu tüp kapıların daha özenli yapılanları ve daha küçük bölmelileri vardır. Çerçeveler daha biçimli incelikte aynalar irili ufaklı muntazam şekillerle yapılır ve kapı pervazları genellikle nakışlıdır. Bu tipin daha zengini muhtelif şekillerdeki aynalardır. Ayrıca oyma desenler bulunanlarıdır. Daha sonraki devirlere ait olan bu tip kapılara büyük konaklarda rastlanır.
Hemen hemen bütün kap ortalama 6x6 cm. ölçüsünde ve kare biçiminde bir kasa ile ahşap lentolu yuvasına yerleştirilmiş yerli demir isçiliği ile meydana getirilmiş basit menteşelerle bu kasa için de hareket etmektedir. Kapı kolu mandal ve kilit tertibatı böylece basit yerli işçilikle dövme demirden sonraları itinalı yapılarda pirinç ve tunçtan yapılmışlardır. Buradaki demir işleri ahşap tuğla veya süsleme işleri kadar iyi olmamakla beraber orjinal olanları vardır.
Oda kapılarının sofa tarafındaki üst pervazı genellikle dekora tif nitelikte oyulmak suretiyle kapı boşluğunun üst kısmı kemer şekli yükseltilmiştir.
Sokak kapıları ve avlu kapıları (dış kapılar) gerektiği şekilde kuvvetli güven veren sağlamlıkta yapılmışlardır. Büyüklüklerine göre tahtalar veya kalaslar yan yana gelerek biribirine geçmiş ve alttan üstten kuvvetli kuşaklarla iri başlı kakma çiviler aracılığı ile bağlanmıştır.

           23.ERZURUM MAHALLESİNDEKİ GELENEKSEL KONUTLARDAKI
            PENCERELER VE ÖZELLİKLER1
Pencerelerin düzenlenmesi esnasında hemen her ev için standart sayabilecek pencere tipleri doğmuştur.Alt kat pencereleri kış odalarına ait oldukları ve mahremiyetin sağlanması için küçük yükseklikleri ve parmaklıklı ve kapaklı oluşları ile dikkat çekerler.
Üst kat odalarının bilhassa yazlık ve misafir odalarının pencereleri biraz daha geniş fakat yüksek parmaklıklı veya kafesli ve tahta kapaklılardır..
Eski ev tiplerinde gördüğümüz divan odası pencerelerinin üze rinde bir sıra pencere bir sıra pencere daha bulunmaktadır. Daha ufak olan bu üst pencereler ahşap çerçeve içinde küçük alçı bölmeler ve süslemeli düz renkli camlı ve yalnız samimi bir hava vermesi içindir. Bu şekil Türk evleri için karakteristik bir aydınlatma tertibatıdır.
Sonraki devirlerde oranları bozularak çeşitli konak ve yalılara tatbik edilen bu eski pencerelerin insana hayranlık veren değişik şekillerini görüyoruz.
Alt pencerelerde ise: Geleneksel yapılarımızın eski devirlerde yapılmış olanlarının camsız olduğunu görüyoruz.Yapıyı korumak için tahta kapaklar ve perdeler kullanılmıştır. Camlı çerçeveler sonraları alt pencerelere tatbik edilmiştir.
Geleneksel konutlarda pencereler için yanlara açılan kanatlar dan başka açılma şekli.yoktur. Geleneksel konutlarımızda gördüğümüz sürme pencere şekilleri sonraki devirlere aittir.)
Pencere genişlikleri 1 metre içinde sınırlı olduğundan açılan kanatlar yan duvarlar gibi yerli işçilikle yapılmış-basit şekillerdir.Kanatların arkasında açık kaldığı zaman yanlara tespitine has orjinal madeni kısımlar bulunur.
Buna karşılık hemen hemen her yerde zorunlu bir durum olmadıkça pencere açılmamıştır. Üst kat pencereleri saçaklar aracılığı ile korunduğu için bu nokta daha çok alt katlar için konu edilmiştir. Pencerelerin daima çıkma veya balkon altına getirilmiş oldukları görülür.Bu noktayı gözden kaçıran evlerde ise ahsap pencere kısımlarının yağmur ve kar etkisi ile uzun zaman dayanmayarak aşındığı ve bozulduğu görülmektedir.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

TERMAL MODİFİKASYON İŞLEMLERİ AHŞABIN KORUNMASI İÇİN İYİ BİR ALTERNATİF MİDİR


24/8/2008 | Kategori: Ahşap |

PROF. DR. RAMAZAN KANTAY / DOÇ. DR. S. NAMİ KARTAL
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü
Orman Biyolojisi ve Odun Koruma Teknolojisi Anabilim Dalı

 

Ağaç malzemenin korunmasında kullanımı ya sınırlandırılmakta ya da tamamen yasaklanmaktadır. Geleneksel odun emprenye maddeleri üzerine yoğunlaşan çevresel duyarlılık beraberinde yeni kimyasal maddelerin, metodların ve yeni ürünlerin geliştirilmesi amacı ile bilimsel araştırmaların da artmasına neden olmaktadır. Modifiye amaçlı termal (ısıl) işlemler de uzun yıllardan bu yana odunun çeşitli özelliklerini değiştirmek ve iyileştirmek amacı ile ağaç malzemeye uygulanmaktadır (Fengel 1966, Noack 1969, Schneider 1971). Termal işlemler sonucunda ağaç malzemenin rutubet alıp çalışması azalmakta ve boyutsal stabilizasyon sağlanmakta, yeknesak renk dağılımı elde edilmekte, odunun mantarlara karşı biyolojik direncinde artışlar olmakta, buna karşın mekanik dirençlerde düşmeler görülmektedir (Şekil 1).

Termal (ısıl) işlemler sonucunda ağaç malzemede görülen değişimler, odun yapısında meydana gelen kimyasal değişimler ya da modifikasyonlar nedeni ile oluşmaktadır. Termal işlemler nedeniyle oluşan hidroliz reaksiyonları sonucu hemiselülozlardan asetik asit oluşmakta ve bu asit hemiselülozların hidrolizinde önemli rol oynamaktadır. Ayrıca oluşan bu organik asitler amorf bölgelerde selüloz mikrofibrillerinin depolimerizasyonuna yol açmaktadır. Genel olarak bakıldığında, lignin termal bozunmaya karşı en dayanıklı komponentdir. Lignin maddesi sıcaklığın 200°C’yi aştığı durumlarda bozunmaya başlayabilmektedir. Kondensasyon reaksiyonlarının meydana geldiği 120-220°C sıcaklık aralığında oluşan odundaki renk değişiklikleri aslında ligninden kaynaklanan reaksiyonların sonucu olmaktadır (Fengel 1966, Noack 1969, Schneider 1971).

Termal (ısıl) işlem görmüş ağaç malzemenin biyolojik bozunmaya karşı direnci genellikle artar olarak bilinmesine rağmen bu konuda çeşitli tereddütler de bulunmaktadır. Çalışmalar termal işlem görmüş ağaç malzemenin toprak temaslı uygulamalarda kullanılamayacağını fakat dış maksatlı uygulamalarda toprak temasının olmadığı yerlerde kullanılabileceğini göstermiştir. Bazı çalışmalar ise termal işlem görmüş odunu dayanıklı yada çok dayanıklı sınıfa girdiğini göstermiştir. Aslında dayanıklılık konusundaki çelişkiler, işlem türü, kullanılan ağaç türü, uygulanan sıcaklık ve süre, laboratuar ya da arazi denemeleri, test süreleri, test edilen biyolojik faktörler (mantar, böcek, termit vb.) gibi değişkenlerden kaynaklanmaktır. Termal işlemlerden sonra ağaç malzeme belirgin olarak düşük miktarda hemiselüloz içermekte ve böylece termal işlem görmüş ağaç malzeme mantar ataklarına karşı daha dirençli hale gelmektedir. Bununla birlikte hemiselülozların bozunma derecesi, iğne yapraklı ve yapraklı ağaç odunlarındaki hemiselüloz gruplarının farklılığı da direnç değerlerinde farklılıklar olmasına neden olabilmektedir. Biyolojik bozunmaya karşı direnç artışında ayrıca su absorpsiyon kapasitesinin düşmesi ve denge rutubet miktarındaki azalmalar da etkili olmaktadır.

Japonya’da yapılan çeşitli araştırmalar, termal işlem görmüş ağaç malzemenin genel olarak termitlere karşı dirençlerinde düşüşler olduğunu göstermiştir. Yine Kartal (2006) tarafından laboratuar şartlarında kuru hava ile termik işlem görmüş ağaç mazeme ile yapılan termit testlerinde, işlem gören ağaç malzemenin termal işlem görmeyen ağaç malzemeden daha fazla bu zararlılar tarafından tahrip edildiğini göstermiştir. Termal işlem görmüş ağaç malzemenin mavi renklenme ve küf mantarlarına karşı ise etkinliğinde bir değişme olmamakta ve bu tür mantarlara karşı diren. artışı görülmemektedir. Gerçek odun tahripçisi mantarlar denilen esmer ve beyaz çürüklük mantarlarına karşı ise laboratuar testlerinde değişik bulgular elde edilmiştir. Bazı araştırmalar özellikle beyaz çürüklük mantarlarına karşı dirençlerde artışlar olduğunu belirtmekte olmasında rağmen, çok sayıda araştırma termal işlem görmüş ağaç malzemenin toprakla temaz eden yerlerde kullanılmamasını önermektedir (Jämsä and Viitaniemi 1998, Kamdem et al. 1999, Wienhaus 1999, Rapp et al. 2000, Momohara et al. 2003, Doi et al. 2004, Welzbacher and Rapp 2005, Kartal 2006, Kartal 2007; Boonstra et al. 2007). Boonstra and Doelman (1999) ise DIN EN 350-2 standardlarına göre termal işlem görmüş ağaç malzemeyi dayanıklı yada çok dayanıklı sınıfa sokmaktadır. Bu tartışmalarda ise ağaç türlerinin farklılığı, termal işlem süreleri ve sıcaklıklar, termal işlem türü (termik, hidrotermik veya yağlı termal işlemler), ve malzemenin boyutları önemli rol oynamaktadır (Syrjanen and Kangas 2000, Tjeerdsma et al. 2000).

 

Modifiye amaçlı termal (ısıl) işlem görmüş ağaç malzemenin özellikleri kullanılan sıcaklığa doğrudan bağlı olduğundan düşük ve yüksek sıcaklıklarda elde edilen malzemenin kullanım yerlerinde de farklılıklar olacaktır. Düşük sıcaklıklarda termal işlem uygulanan ağaç malzeme bina elemanları, kuru şartlarda kullanılacak mobilyalar, bahçe mobilyası, sauna elemanları ve kapı-pencere doğramalarında, panjur vb. elemanlarda kullanılabilmektedir. Yüksek sıcaklıklarda termal işlem uygulanan malzeme ise dış kapı ve penceler, dış cephe kaplamaları, sauna ve banyo elemanları, döşeme malzemesi, bahçe mobilyası, ses bariyerleri vb. kullanım yerlerine sahip olmaktadır (Resim 1).

Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, termal (ısıl) işlemlerin geleneksel emprenye maddeleri kadar ağaç malzemeyi dış ortamlarda, toprakla temas ve su içerisinde uygulamalarda koruyamayacğı sonucu ortaya çıkmaktadır. Toprakla temas ve su içerisinde ağaç malzemenin karşılaşabileceği zararlılar çeşitlenmekte ve zararın şiddeti de artmaktadır. Ayrıca bu tür kullanım yerlerinde sürekli ıslanma riski ve toprak ve sulardan kaynaklanabilecek biyolojik yıkanma da ağaç malzemenin degradasyonunda etkili olacaktır. Ancak termal işlem görmüş ağaç malzemenin Risk Sınıfı 3’e kadar olan kullanım yerlerinde değerlendirilmesi yerinde olacaktır (Tablo 1). Özellikle Risk Sınıfı 3 bu tür malzemelerin kullanımı için önemli olup, bu alanlarda emprenye maddesi kullanımının azalmasına neden olabilecektir.

 

KAYNAKLAR

Boonstra, M., Doelman, P. (1999) Die Eigenschaften von PLATO veredeltem Holz. PLATO HOUT BV – PLATO veredeltes Holz, 16 pp

Boonstra, M., Acker, vJ., Kegel, E., Stevens, M. (2007) Optimisation of a two-stage heat treatment process: durability aspects. Wood Science and Technology 41:31-57

DIN EN 335-1-2-3 (1994). Durability of wood and wood-based products - Definition of hazard use classes of biological attack -Part 1: General, Part 2: Application to solid wood, Part3: Application to wood-based panels

DIN EN 350-2 (1994) Natürliche Dauerhaftigkeit von Vollholz; Teil 2: Leitfaden für die natürliche Daeuerhaftigkeit und Trankbakeit von ausgewahlten Holzaretn von besenderer Bedeutung für Europa

Doi, S., Hanata, K., Kamonji, E., Miyazaki, Y. (2004) Decay and termite durabilities of heat treated wood. In: Proceedings of The 35th Annual Meeting of International Research Group on Wood Protection (IRG), 6-10 June 2004, Ljubljana, Slovenia, Document No: IRG/WP 04-40272, 7 pp

Fengel, D. (1966) Die Hemicellulosen in ünbehandeltem und termisch benahdeltem Fichtenholz, Institut für Holzforschung und Holztechnik der Universitat Munchen

Jämsä, S., Viitaniemi, P. (1998) Heat treatment of wood. Better durability without chemicals. Nordiske Trebeskyttelsesdager 47-51

Kamdem, D.P., Pizzi, A. Guyonnet, R., Jermannaud, A. (1999) Durability of Heat-Treated Wood. Stockholm: Intern. Res. Group Wood Pres., Doc.No.: IRG/WP 99-40145, 15 pp

Kartal, S.N. (2006) Combined effect of boron compounds and heat treatments on wood properties: Boron release and decay and termite resistance. Holzforschung 60: 455-458

Kartal, S.N. (2007) Mold resistance of heat-treated wood. In: 38th Annual Conference of International Research Group on Wood Protection (IRG). May 22-25, 2007, Wyoming, USA

Momohara, I., Ohmura, W., Kato, H., Kubojima, Y. (2003) Effect of high-temperature treatment on wood durability against the brown-rot fungus, Fomitopsis palustris, and the termitei Coptotermes formosanus. In: 8th International IUFRO Wood Drying Conference, 2003, pp. 284-287

Noack, D. (1969) Uber die Heisswasserbehandlung von Rotbuchenholz im Temperaturebereich von 100-180°C. Holzforschung und Holzverwertung 21:118-124

Rapp, A.O.; Sailer, M.; Westin, M. (2000) Innovative Holzvergütung – neue Einsatzbereiche für Holz. In: Tagungsband zur 17. Dreiländer-Holztagung 2000. Zürich: Schweizerische Arbeitsgemeinschaft für Holzforschung, Holz ART 2000: 153-160

Schnieder, A. (1971) Untersuchungen über den Einfluss von Warmebehandlung im Temperaturebereich von 100 bis 200°C auf Elastizitatmodul, Druckfestigkeit und Bruchschlagarbeit von Kifernsplint und Buchenholz. Holz als Roh und Werkstoff 29:431-440

Syrjanen, T., Kangas, E. (2000) Heat treated timber in Finland. 31st Annual Conference of International Research Group on Wood Protection (IRG), May 14-19, 2000, Hawaii, USA, Document No: IRG/WP 40158, 9 pp

Tjeerdsma, B.F., Stevens, M., Militz, H. (2000) Durability aspects of (hydro)thermal treated wood. 31st Annual Conference of International Research Group on Wood Protection (IRG), May 14-19, 2000, Hawaii, USA, Document No: IRG/WP 40160, 10 pp

Welzbacher, C.R., Rapp, A.O. (2005) Durability of heat treated materials from industrial processes in ground contact. In: Proceedings of The 36th Annual Meeting of International Research Group on Wood Protection (IRG), 24-28 April 2005, Bangalore, India, Document No: IRG/WP 05-40312, 13 pp

Wienhaus, O. (1999) Modifizierung des Holzes durch eine milde Pyrolyse – abgeleitet aus den allgemeinen Prinzipien der Thermolyse des Holzes. Wissenschaftliche Zeitschrift der Technischen Universität Dresden 48 (1999) Heft 2. pp. 17-22



Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP KİRİŞLEMELER


24/8/2008 | Kategori: Ahşap Ev |

Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

ERZURUM MAHALLESİ  GELENEKSEL KONUTLARINDA AHŞAP            
                                                    KİRİŞLEMELER

Erzurum Mahallesinde gördüğümüz geleneksel  konutlardaki  ahşap kirişlemelerin prensipleri  şunlardır.
Kirişler taşıyıcı  duvar veya kirişler üzerine oturtulur
Kirişler dar açıklık istikametinde döşenmiştir
Kirişler geniş kenarı yüksekliğe gelmek üzere kılıcına kullanılmıştır
Genellikle özürsüz kereste kullanılmış
Kirişlerin kambur tarafı  döşenirken alta getirilmiştir.

Kirişlerin normal  aralığı  60-70 cm.dir daha büyük aralıkla tertibi  icap ettiği  hallerde döşeme tahtasının esnememesi  için kirişleme üzerine kadron!ar çakılmıştır.  Devam eden kat duvarları  ile bir alt katın duvarı  arasında kiriş bırakılmamıştır. Duvar devam ettiril­miş,  duvar yanların    devam etmiştir.  Üst üste gelen ahşap iskelet veya panolu duvarlarında  ise ahşap döşeme kirişi  her iki  kat duvarı arasında kalmaktadır.

Kirişler dış  duvarlara otururken alt tarafı  bitümlü karton ile tecrit edilen kirişlerin üst yan ve uç kısımlarında çürümeye mani olmak  için  duvarda  2  ile  3  cm.   kadar boşluğa bırakılmıştır.




Diğer bir nokta da döşeme  tahtalarının tespit şekilleridir. Tah­talar dolgu üzerine yerleştirilen latalara çakılmakta ve bu lataların altında ahşap liflerinden yapılmış  levhalardan kesilmiş şeritler yerleştirilmiştir.  Tahtaların döşemeye böyle oturmaları  birtakım imkanlar sağlamıştır.   Kat döşemesindeki  titreşim ve gürültüler doğrudan doğruya döşeme kirişine verilmemekte, önemli  derecede ses tecridi yapılmaktadır.  Ayrıca bu titreşimlerin kirişlere hafifletilerek inti­kal ettirilmesi   döşeme kirişleri  altındaki  sıvaların çatlamalarını  önle­miştir.   (Sarı   Kadın Sok.G9   , Silivri  Sok.11)

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

BASİT KONSOL ÇIKMALAR


24/8/2008 | Kategori: ahşap prefabrik ev |

BASİT KONSOL ÇIKMALAR

Bu çıkmaların da çeşitli    tipleri  vardır. En basitleri  kal seviyesinde taşmalardır.  Kat kirişlerinin uzatılmasıyla yapılır. (Erzurum Sok.No:5)
           Yapının yükünü taşıyan esas  köşe  direk üzerine zemin kat duva­rı  dış yüzü hizasında  konan kuvvetli  bir başlık kirişi  o istikametteki çıkma ebadı   kadar uzatılır.  Bu taban vazifesi  gören kiriş üzerine kat döşemesini   teşkil  edecek olan kirişler uçtan itibaren sıralanırlar.   Kat kirişleri  bugün kullandığımız  kapasitelerinden daha büyüktür.
           Genellikle dört   köşe, hazanda yuvarlak olurlar. Bu kirişlerin üzerine yassı taban konulmuştur. Üst katın  duvarlarım   teşkil  eden dikmeler  bir  cephede  bu   tavan  üzerine,   diğer cephede döşeme  ki­rişlerinin en  kenardakinin üzerine oturtulmuştur.  Bunlar bir tarafı tek taraflı,   diğer tarafı  çift tabanlı  olarak görülen iskelet tiple­rinin çeşitleridir.  Burada tabanlar   aynı  hizada olmayıp birisi   iç,  di­ğeri   dış yüzde kalmışlardır (Savaş Sok.No:5) Bu çıkmalar üst kattaki odanın gönyeye getirilmesi   için yapıldıklarından çıkma ekseri  bir veya iki  tarafta birden sıfıra  inmiştir.  Bazen de bir sokak köşesine  gel­miş olan yapıda köşe    gönyede olduğu halde her iki  tarafa taşan oda­lar yapılmıştır.   Bunlar, daha  çok  son Yüzyılda yapılmış  binalarda  rastlanır.  Bu en basit haliyle 60-70 cm.  kadar bir  çıkıntı  olur.

Geleneksel evlerimiz genellikle sokağa kısmen veya tamamen kapa­lıdır. Esas cepheleri, açık tarafları daha ziyade avlu veya ev bahçe­sine bakar. Bu yüzden açık veya kapalı sofalar (hayatlar) bahçe tara­fında tertiplenir (Erzurum Sok.No:46) Sokağa bakan yapılarda manzara gören köşede oturma yeri şekli tertiplenmiştir. Kat döşeme kirişleri geniş kapasiteli (15x15) ve bunların uzatılması ile bütün cephe boyun­ca devam eden 140 cm, genişliğinde çıkma teşkil edilmiştir. (Levha 1,2) (Foto.9-10)

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

ERZURUM MAHALLESİ GELENEKSEL KONUTLARINDA ÇIKMALAR ÇIKMALARIN DÜZENLENİŞİ YE YAPIMINDAKİ ÖZELLİKLER


24/8/2008 | Kategori: ahşap prefabrik ev |

ERZURUM MAHALLESİ  GELENEKSEL KONUTLARINDA ÇIKMALAR  ÇIKMALARIN DÜZENLENİŞİ YE YAPIMINDAKİ ÖZELLİKLER

Geleneksel yapılarımızdaki  çıkmalar yapılarımıza başlı  başına bir özellik veren adeta onu tamamlayan,  güzelleştiren bir özellik olarak bol  bol  kullanılmıştır.

Çıkmalar ya evlerin kapalı  bir kısmının, odaların sokak üze­rine taşması   veya odaların önünde binanın bütün cephesi boyunca devam eden üstü kapalı  bir balkon  teşkil  eder.

Birinciler daha çok sokak tarafında;  ikinciler ise bahçe cephe­sinde bulunurlar.  Hemen her evde bu çıkmalardan görüyoruz.    Arsaların küçük olması   ve çarpık olmasına aldırılmaz.  Binaların zemin katlarında arsaya aynen uyulur,   üst katlarda ise çıkmalarla yapı  dikdörtgen hale' getirilir ve büyür.   Çoğu kez çıkmalar manzara görmek için yapılırlar. Ayrıca rüzgar istikametine pencere açabilmek için yapılırlar.

Çıkmaların yapımında ahşap diğer malzemeye' nazaran daha uygun olduğundan çok kolay ve bol  miktarda kullanılmıştır.

 19.1.ÇIKMALAR
a)         BASİT KONSOL ÇIKMALAR
BİNDİRMELİ KONSOL ÇIKMALAR
GÖĞÜSLEMELİ ÇIKMALAR
olmak üzere üç grupta toplanırlar.

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Rize NEKSEL KONUTLARDAKİ AHŞAP KİRİŞLEME ELEMANLARI


23/8/2008 | Kategori: Ahşap Ev |

Çelik Prefabrik Yapı İnşaat Rize NEKSEL KONUTLARDAKİ AHŞAP      KİRİŞLEME  ELEMANLARI

Yapılarda cumba yapıldığı  zamanda cumba kirişleme doğrultusunda ise ahşap döşeme kirişleri aynı hizada uzatılmıştır. Balkon veya cumba ucuna kadar devam ettirilmiş. Çıkma fazla olduğunda mevcut kirişler çıkmalardaki momenti karşılayamayacak kadar fazla ise ara kirişleri ile çıkmalar desteklenmiştir.

Çıkma döşeme kirişlerine paralel olduğunda çıkma hesabının icap ettirdiği kadar kiriş dış duvar dibi kirişine saplanarak dışarıya taşırılmıştır. Daha fazla ankastre etmek istenirse çıkmalar duvarlar­dan itibaren 2. kirişe kadar uzatılmıştır. Döşeme kirişlemesine dik istikamette çıkma köşede yapılan çıkmalar kirişlemelerin bir araya gol mis bir şekli gibi, daha geniş çıkmalarda ise kirişlerin ara mesafesi esas alınarak köşede aynı aralıkla yelpaze kirişlere yapılmıştır

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti


<<Önceki Sayfa |1/53|Sonraki Sayfa>>

Çelik, Prefabrik, Yapı, İnşaat, Prefabrik Yapı









“adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması”

www.sitemerkezi.net visitor stats HipHop-Toplist.com Sodazaa Top 100 site จัดอันดับเว็บ