G-U Yapı Elemanları’ndan AHŞAP PENCERE VE KAPI AKSESUARLARI

20/8/2008 Kategori : Pencere

Yorum (0)


   Ahşap kapı ve pencere aksesuarları, kullanıcılara birçok imkanlar sağlar. Pencerelerde dış görüntü olarak dikdörtgen, kemerli ve açılı şekillerin uygulanması mümkündür. Bu şekillerin tamamında "çift açılım", "tek açılım" ve "vasistas açılım" uygulamaları yapılabilir. Bunların dışında "çift kanatlı pencereler"de aktif kanatları tek açılım ya da çift açılım olacak şekilde alternatif olarak sunulabilirler.  

    Çift kanatlı pencerelerde, pasif kanatlarda tek yerden levye kolla mekanizma çalıştırılabildiği gibi alttan ve üstten fişek sürgülerle de kilitleme yapma olanağı bulunmaktadır. Aktif kanatlarda tek açılım kanatlardaki bir başka seçenek ise, alta ve üste doğru kilitleme yapabilen zıt kilitlemeli ispanyoletlerin kullanılabilmesidir. Özellikle çift kanatlı pencerelerde, önemi daha da fazla olan, kanat ayarları 3 eksende de yapılabilmektedir.

    Boyutlar açısından değerlendirildiğinde ahşap pencere ve kapılarda genişlikte 280 mm. ile 1600 mm. arasında, yükseklikte ise 350 mm. ile 2450 mm. arasında kanatlar üretilebilmektedir. Bu kanatlarda ulaşılabilecek en fazla ağırlık ise, 130 kg’dır. Bu günlerde güncel olan bir başka konu "güvenlikli sistemler" dir. Tek ve çift açılım sistemlerinde güvenlik mekanizmaları 4 farklı seviyede  kullanıma sunulmaktadır. Kapılarda ise balkon kapılarından giriş kapılarına kadar değişik tiplerde seçenekler bulunmaktadır. Bina giriş kapılarında elle kumandalı sistemlerin yanında anahtarla veya uzaktan kumandalı sistemler de giderek yaygınlaşmaktadır. Güvenlikli kapı ispanyoletlerinde çok noktadan kilitlemenin yanı sıra kilitleme noktalarında sürgü ya da kanca da kullanılabilmektedir. Bu konudaki son gelişmelerden önemli birisi ise kapı kapandığında otomatik olarak kasa içine 20 mm. hareket eden sürgüleri bulunan "Secury Automatic" kapı ispanyoletleridir.

      Binalarda ahşap kapıların kullanımının en yaygın olduğu müstakil evlerde ise çeşitli çözümler bulunmaktadır. Geniş açılımlar olarak adlandırılan "sürme kapı sistemleri" özellikle balkon ve teras geçişlerinde kullanılan mekanları genişleterek kullanıcıya ferahlık sağlamaktadırlar. Kullanım yerine göre çok farklı ürün yelpazesi olan geniş açılımlı sistemler, kullanım şekillerine göre de kullanıcıların isteyebilecekleri tüm seçeneklere ulaşabilmelerine de imkan tanır.

       Paralel Çekme-Sürme Sistemi, kapıların dönme hareketini ortadan kaldırdığı için çalışması sırasında yer kaybını önlemektedir. Bu sayede mekanlar daha verimli kullanılır ve kullanıcılara konfor sağlanır. Çalışma sistemindeki benzerlikten dolayı, "Volkswagen Sürme Sistemi "olarak da adlandırılmakta olan bu sistemde, kanat istenildiğinde “vasistas” konumuna getirilerek havalandırma yapılabilir. Paralel Çekme-Sürme Sistemi'nde kanadın açılma şekline göre çeşitlilikler oluşur. Karşılıklı 2 kanat ile 4000 mm’lik açıklığa ulaşılabilir ve bir kanat ile 200 kg’lık ağırlık taşınabilir. Bu sistemlerde sağlanan avantajlardan biri maliyeti yüksek gibi görünen bu sistemin çeşitliliği sayesinde kademeli olarak fiyatlandırılabilmesi ve her sisteminde izolasyonunun eşit derecede sağlanmasıdır. Sistemler arasındaki tek fark, kulllanım foksiyonunun dereceli olarak artmasıdır. Tam otomatik, yarı otomatik ve manuel kumandalı olarak şekillenen bu farklılıklar taşıma yüküne göre de değişen araba gruplarına sahiptir. Arabaların biri 30 mm. rulmanlı ve 150 kg taşıma kapasiteli, diğeri 40 mm. rulmanlı ve 200 kg taşıma kapasitelidir. İstenirse 2300 mm. yüksekliğe kadar olan açıklıklar herhangi bir yalıtım problemi olmadan çift kanatlı olarak da kapatılabilir.

   Yaygın olarak kapılarda kullanılan "Katlanır Sürme Sistemi",  tek tarafa ya da iki tarafa katlanarak çalışır. Tek kanadın ağırlığının en fazla 90 kg olduğu bu sistemde, 900 mm’ye kadar uygulanabilen 7 kanatla dıştan dışa toplam 6300 mm’lik bir açıklık, yükseklik olarak ise 2450 mm’lik bir açıklık kapatılabilir. Bu açıklığın da hiç bir dikme olmadan açılması, özellikle restoran ve villa tipi yapılarda balkon veya terasın iç mekanla bir bütünlük ile kullanımı açısından büyük konfor sağlar. İstenildiğinde bir tarafta tek kullanılabilecek kanat ile çift açılım kapı da yapılarak havalandırma sağlanmaktadır. Kullanılan mekanın durumuna göre eşikli ya da eşiksiz çeşitler bulunmaktadır. Eşikli sistemde taşıyıcı araba grubu altta yer alırken, eşiksiz sistemde üst profillere taşıtılmaktadır.

       Basit sürme mantığında tasarlanarak basit sürmenin tüm dezavantajlarını avantaja çeviren, aynı zamanda da  geniş açılımların ve konforun lideri diyebileceğimiz Kaldırmalı Sürme Sistemi, çok büyük ve ağır kapılarda tercih edilir. Bir düzlem üzerinde sürme hareketi yapan tek kanadın 250 kg’lık bir ağırlığı taşıyabildiği sistemde tek kanatta 3300 mm., karşılıklı 2 kanat ile de 6600 mm’lik açıklığa ulaşmak mümkündür. Yükseklikte ulaşılan değer ise 2700 mm’dir. Kaldırmalı Sürme Sistemi açılıp kapanırken sürme işlemi sadece yatay yönde kuvvet uygulanarak çok basit bir şekilde sağlanır. Bu da hatalı kullanımı büyük ölçüde azaltır. Otel ve villa projelerinde tercih sebebi olmasının önemli sebeplerinden biri bu özelliktir. Aksesuarı oluşturan temel parçalar ısı köprülü eşik kutu rayı, özel kilitli kapı ispanyoleti ve özel polimerden yapılmış 40 mm. araba takımı ile kilitleme grubudur. Kaldırmalı sürme sisteminde kanadın havalandırmak maksadı ile vasistas pozisyonuna geçirilebilmesi mümkündür. Kilitleme esnasında kanat bulunduğu yere oturarak kapatılır. Bu işlem sürme hareketinin herhangi bir noktasında yapılabilir, böylece açıklığın ayarlanması da sağlanmış olur.

       Ahşap pencereler için bir diğer sistem ise "Pivot Pencere Sistemi’dir. Dikdörtgen şekilli pencerelerde düşey veya yatay olarak kullanılabilir. 3000 mm. genişliğe ve 2200 mm. yüksekliğe kadar uygulanabilen "Pivot Pencere Mekanizması" ile 175 kg’lık pencereler taşıtılabilir. Dairesel görünümlü pencerelerde ise 2000 mm. çap ve 100 kg kanat ağırlığına ulaşmak mümkündür.

       Yalıtımın önemli olduğu ve cebri havalandırma istendiği durumlarda sabit camlarda ya da kasa ile duvar arasında kullanılan havalandırma sistemleri de bulunmaktadır. Bu sistemler içeriye toz ve sineklerin geçişini keseceği gibi havalandırmanın da kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlar.Özellikle fabrika ve spor salonlarında yüksekte bulunan pencerelere kumanda etmek için ihtiyaç duyulan bir ürün ise "Yüksek Kanat Aksesuarları'"dır. Bu pencerelerde uygulamalar elle mekanik olarak yapılabildiği gibi elektrikli olarak kumanda düğmeleri ile de yapılabilir. İstenirse 5 m. yüksekliğe kadar mekanik veya uzaktan kumandalı çözümler de müşterilere farklı seçenekler sunmaktadır. Yüksek kanat mekanizmaları eğik pencerelerde de uygulanabilmektedir. Aynı zamanda tek kolla 2 ya da 3 kanada da kumanda edilebilmektedir.



Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz

G-U KAPI VE PENCERE AKSESUARLARI KONYA’DA

20/8/2008 Kategori : Pencere

Yorum (0)


Türkiye’nin  Kapı ve Pencere Aksesuarları  Sektörü Lideri (G-U) Gretsch Unitas Konya  Bölge Bayisi Çıraylar A.Ş ile birlikte 23-26 Eylül tarihleri arasında Konya’da bu yıl 2. düzenlenen Konya Yapı Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı’na katıldı.

Fuar süresince pencere ve kapılarda kullanılan ve 2004 yılı başından itibaren Türkiye’de üretimi gerçekleştirilerek yurtdışına ihraç edilen yeni “G-U Corvus” Çift Açılım Sistemleri , ithal  G-U Uni-jet Çift Açılım Sistemleri, G-U’nun dünya liderliğini yaptığı Geniş Açılımlarda kullanılan  Paralel Çekme Sürme, Kaldırmalı Sürme ve Katlanır Sürme Sistemleri bunun yanısıra Ventus ve Pivot Pencere Aksesuarları ile    “ G-U Sineklik ”  gibi nihai tüketicinin maksimum fayda sağlayabileceği en son teknoloji ürünleri sergilendi. Tüm bu ürün grupları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Fuarın 2. günü 19:30’da Konya Hilton Oteli’nde düzenlenen yemekli seminere de sektörle bağlantısı olan yaklaşık 300 civarında davetli katıldı. Davetlilere izletilen G-U (Gretsch Unitas) ve Konya Bölge Bayisi Çıraylar A.Ş nin tanıtım filmlerinin  ardından açılış konuşmasını yapan G-U Satış Direktörü  Sn. Zafer Şanlı  pazarın mevcut durumunu ve 2004  yılından itibaren Türkiye’de üretimi gerçekleştirilen G-U Corvus Çift Açılım Sistemlerinin artı özelliklerini anlattı. Ardından Konya Bölge Bayisi Çıraylar A.Ş.nin Genel Müdürü Sn. Yusuf Çıray misafirlere hitaben teşekkür konuşmasını  yaptılar.

Açılış Konuşmasının  ardından G-U Stratejik Operasyonlar Direktörü Sn. Rahşan Birol tanıtım seminerini başlattı. Seminerde tüketiciye pencere ve kapı açılımlarında kolay kullanımı hedef gösteren Gretsch-Unitas Grubu’nun Türkiye organizasyonu olan G-U Türkiye’nin de bu bağlamda yeni bir sorumluluk üstlendiği vurgulandı. Firma yetkilileri, ülkemiz ihtiyaçlarına uygun ve Türk insanının hak ettiği kalitede ürünleri en iyi şartlarda Türk tüketicisine sunan G-U Türkiye’nin, artık ikinci bir hedefe daha koştuğunu sektör ilgilileri ile paylaşmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ettiler.

Seminerde ayrıca, Gretsch Unitas Grubu’nun ana prensibinin pencere ve kapıların açılımında teknolojiyi geliştirmek, eskisinden daha kolay ve güvenli hale getirmek olduğu ve bu prensibin önemi bir kez daha vurgulandı. Sahip olunan geniş ürün yelpazesinin G-U markası ve standartlarında ürettirilen yan malzemeler ile de (yapı kimyasalları, vidalar, menteşeler, contalar, ahşap boyaları, vs.) desteklenmesi sayesinde, pencere üreticilerinin profil ve cam hariç tüm ihtiyacını karşılayabilecek, sorunlara "tek kaynaklı" bir çözüm getirebilecek bir firma konumuna gelindiğinin altı çizildi.

Soru - cevap şeklinde sonlandırılan seminerin hemen ardından davetlilerle birlikte  akşam yemeğine geçildi.

Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz

Ahşap pencere uzmanı İnkapen’den YENİ NESİL AHŞAP PENCERELER

19/8/2008 Kategori : Pencere

Yorum (0)


M. Nuri Akgül: “Projelerde yurt dışında ve yurt içinde uzun yıllar test edilmiş hazır profilden faydalanılmasında yarar vardır. Yoktan var edilen detayların akıbeti kısa vadede anlaşılmamakta ve hatta mevcut denenmiş sistemlerde dahi iyi niyetle kısmen yapılan gelişmeler olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir.”

    Pencere profili için tasarlanan yüzey kalınlıkları, balkon kapıları ve geniş açıklıklar için yeterli yer kalmayabilecektir. Esnemeleri almak ve rijitliği sağlamak için bu tip açıklıklarda, profil serisinin içerisinde yer alan bir alan veya iki üst kalınlıktaki profillere geçilmesi zorunludur.    

  Kullanılacak ahşap malzemenin seçiminde, pencerelerin dış mekan şartlarında sabitleneceği faktörü unutulmamalıdır. Sarıçam, kızılçam, dişbudak ve egzotik grubundan sipo, sapelli, ıroko gibi ağaç türleri, dayanıklılık, çalışma özellikleri, cila kabulü v.b. gibi açılardan uygun malzemelerdir. Çam malzeme seçimimde sık dokulu, yaz-kış hareleri birbirine yakın, reçinesi dengeli seçimi yapılmalıdır. Çatlak, çürük yeşillenmiş malzemeye dikkat edilmelidir.nbsp;    Hangi ağaç türü seçilirse seçilsin doğal yollarla ve fırında kurutularak içindeki rutubet oranının %12±3 seviyelere kadar düşürülmesi gerekecektir.

LAMİNASYON:

    Ahşap malzemelerdeki çarpılma ve dönme risklerini minimize etmek için kullanılan bir tekniktir. Tek parça bir ahşaba göre ciddi bir maliyet farkı olmasına rağmen ahşabın çalışma riskini azaltması, yüzey kalitesini yükseltmesi ve ahşaba direnç kazandırması gibi nedenlerden dolayı tercih edilmelidir. Yurt dışında bilim dalı olan bu yöntemle, statik hesaplara bağlı olarak oldukça geniş açıklıkların geçilmesine olanak tanınmaktadır.

    Laminasyon işlemi sırasında, ahşap nem oranı, ortam sıcaklığı, özel tutkal normları, uygulama kalınlıkları, basınç, baskı süresi gibi çeşitli faktörlerin yanlışsız uygulanması şarttır. Ayrıca ağaç cinsi, kesim teknikleri, damar yapısı ve birleştirme yönlerine gereken önem verilmelidir.     Literatür gereği lamine edilecek parçaların sayısı üçten az olamaz. Her bir parçanın  genişliği 15 mm’nin altına düşmemelidir. Lamine edilecek parçalarda, D4 normunda çift komponentli özel tutkallar kullanılmalıdır( DIN EN 204- D4 ). Lamine parçaların birbirlerinden ayrılmayacağı, üretici firmalarca garanti edilmelidir.1 m. içersindeki budak sayısı 2-3 adeti aşmayacak şekilde kırmızı – kaynamış budakları olan profiller kullanılabilir. Budak çapları 1.5 - 2 cm’yi geçmemelidir. Kara ve düşer budakların profil  yüzeylerinde yer almamasını sağlamak şarttır. Profil haline getirilen malzemelerin kalibre edilmesi gereklidir.Mantarlaşma, küflenme ve kurtlanmaya bağlı çürümelerin önü emprenye işlemi ile kesilmelidir. Bu yöntemin uygulanması boya ve cilalara sağlam bir zemin sağlaması açısından da faydalı olacaktır. İşlem, 1m3 ahşaba 20lt. emprenye kimyasalı emdirilecek şekilde yapılmalıdır.

    Daha derine nüfus ettirilmesi isteniyorsa vakum emprenye yöntemi tercih edilmelidir. Bu işlem kalas veya kereste halindeyken değil profil haline getirildikten sonra uygulanmalıdır. Üzerinden 48 saat geçmeden başka bir işlemde uygulanmamalıdır. Bu işlemin uygulandığı, imalatçı firmalarca taahhüt ve garanti edilmelidir.     Profiller, morsa-zıvana, kırlangıç geçme ve 45 derecelik kesim ile plastik kilitleme yöntemlerinden biri ile birleştirilerek kasa ve kanatlar oluşturulabilir. Yurt dışında bağımsız kuruluşlarca yapılan testlerde kırlangıç geçme ve 45 kesim/ Pls. kilitleme yöntemlerinin, klasik morsa- zıvana tekniğine göre avantajları belirlenmiştir. 45 kesim yöntemi uygulanacaksa, kesilen yüzeylerde özel PU kitlerin kullanılması yapışma kalitesini arttıracaktır.

     Ahşabın genleşme ve büzülme hareketinin minumum olduğu dolap, çekmece gibi kapalı mekan ürünlerinde kullanılan metal birleşim sistemlerinin dış mekan koşullarıyla yüz yüze olan pencerelerde tatbik edilmesi, paslanma ve ahşap-metal genleşme uyumsuzluğu sorunları yaratacaktır.

     Yeni nesil pencerelerde olması gereken bir başka özellik; ispanyolet zamak karşılıklarının yerleştirileceği kanal detayının profil dizayn edilirken çözülmüş olmasıdır. Böylece, ahşabın oyularak ve kertilerek kötü görünüm arzetmesinin önüne geçilmiş olunur. Menteşelerde de son dönemlerde havalandırma amacıyla sıkça kullanılan çift açılım mekanizmalarının menteşelerinin kullanılması estetik kaygıları ortadan kaldıracaktır. Böylece, aynı oda içersinde yer alan tek açılım ve çift açılım menteşeleri aynı hizalarda olma avantajını yakalarken ileride çift açılıma geçmek isteyen tüketiciler içinde alt yapı standardı tesis edilmiş olacaktır. Fiyat olarak bant menteşelere göre daha pahalı olmakla birlikte bu yöntem ile sağlamlık estetik ve ayar kolaylıkları da elde edilmektedir.

     Profil dizaynında camın yerleşeceği boşluk tasarlanmış olmalıdır. Isıcam alüminyumunun göz hizasından görülmemesi için 17 mm. ahşap yüksekliği gereklidir. Camı çepeçevre saracak hava kanalı detayı da profilde yer almalıdır.     Doğramalarda kullanılan boya ve cilaların dış hava koşullarına dayanıklı olması gerekir. Sudan, tuzlu sudan, güneşin UV ışınlarından etkilenmemelidir. Çatlama, pullanma, tozuma ve dökülme yapmamalı zamanla solmamalıdır. Ahşabın genleşme ve büzülme hareketlerine ve sağlayabilecek esneklikte olmalıdır. Hava geçirgenlik özelliği ile kullanılan mekanın nefes alabilmesini sağlayabilmelidir. Bu özellikler bugün için ithal kökenli su bazlı boya ve cilalarda görülebilmektedir. Bu malzemelerin ahşap doğrama üzerinde film tabakası yapacak şekilde üç kat uygulanması esastır. Yüzeylerdeki pütürlerin önlenmesi için kat aralarında ince zımpara uygulamalarının yapılması ve bir kat tamamen kurumadan ikinci kata geçilmemesi tercih edilmelidir

.     Elde edilecek profiller pencere ve kapı üretiminde kullanılacağına göre ısı – toz- ses yalıtımları da çözülmüş olmalıdır. Bu amaçla ahşap profil detaylandırılırken conta yuvaları da oluşturulmalıdır. 55 – 60 shore sertliğindeki EPDM kauçuk, nitril kauçuklu PVC ve elastomerler conta yapımında kullanılabilirler.

    Camların ön ve arkalarında sızdırmazlığı temin için silikon uygulamaları görülmektedir. Ancak silikonun hatalı tatbik edilmesi ve dış hava koşullarının dayanıksız olması, belirli periyotlarda yenilenmesini gerektirecektir. Bunun yerine, profil detayında cam fitili yuvaları oluşturarak uygun form ve sertlikte cam contalarının sistemde yer alması tercih sebebi olmalıdır. Sistemde yer alan tüm cam fitili ve contaların gerdirilmeden profil üzerine yedirilerek takılması, köşelerinin conta makaslarıyla V şeklinde kesilmesi, birleşim noktalarının kauçuk yapıştırıcılarla birbirine bağlanması esastır. Aksi halde, soğuk havalarda çekme sonucu oluşabilecek açıklıklardan su, toz ve rüzgarın girmesi önlenemeyecektir. Silikonun evsafını kaybetmesi veya hatalı conta uygulamaları sonucu içeri girebilecek suyun, cam montajı sırasında alt kayıt boyunca ve sonra iki taraftan 15 cm. yüksekliğinde bir U oluşturacak şekilde nötr silikon uygulamasıyla izolasyonda sigorta görevi görecektir.

    Cam montajlarında kanat sarkmalarını önlemek için tekniğine uygun olarak takozlama yapmak şarttır. Öyle ki; sarsıntılarla takozların yer değişiminin önlenmesi için gereken tedbirler alınmalıdır.

    Cam çıtalarının tespitinde; yıldız başlı vida, mercimek başlı vida ve cam çivisi uygulamaları görülmektedir. Ancak özellikle sert ahşap türlerinde vida kırılmaları, vida başlarının zedelenmesi, paslanma gibi sorunlar çıkabildiği için bu konudaki en geliştirilmiş uygulamanın özel pnömatik tabancalarla başsız çivi çakılması olduğu görülmüştür. Yurt dışında da uygulanan bu yöntemle hem seri ve sağlam bir uygulama yapılmakta hem de çakılan çivi görülmemektedir. Ayrıca çıtaların hassas olmayan küçük makinelerle şantiye mahallinde kesilerek tek tek montajı göze hoş gelmeyen finişler oluşturmaktadır. Cam çıtalarının atölye şartlarında hassas makinelerle gönyesinde kesilip alıştırılması, köşelerinin poliüretan tutkallarla yapıştırılması, zımbalanması şeklinde oluşturulan hazır çerçevenin inşaatta takılması tercih edilmelidir. Keza, kasa ve kanat profillerinin kenar hatalarının örtmesi ve çıtaların kimisinin ileride kiminin geride kalmasını engellemek için çıta detayının profilin üstüne binecek şekilde lambalı dizayn edilmesinde fayda vardır.     Doğramalar, pencere boşluğundan toplamda max. 1cm daha küçük olarak üretilmeli, yalnız köpükle değil mutlaka çelik dübellerle duvara tespit edilmelidir    Doğramanın beton ve mermerlerle birleştiği düzlemlerde nötr silikon uygulaması yapılarak gerekli su, toz, ses ve hava izolasyonu sağlanmalıdır.


Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz

PENCERE ÜRETİMİNDE AHŞAP MALZEMEYE TALEP ARTIYOR

17/8/2008 Kategori : Pencere

Yorum (0)

“Genel olarak, “lamine ahşap” PVC pencerelere hem fiyat hem de ürün konumlaması açısından rakip olarak görülürken, fiziksel ve kimyasal yöntemlerle mantara, böceklere ve UV ışınlarına direnç göstermesi gibi gelişmiş özellikler gösteren değiştirilmiş masif ahşap, ahşap pencerelerin ayak izini takip ediyor.”
 
Almanca konuşulan ülkelerdeki pencere sektörünün %80’den fazlası, değişikliğe uğramış masif ahşabın pencere üretiminde olası kullanımına ilgi gösterirken, lamine ahşapta bu rakam %95’e varıyor. Yine de Interconnection’ın danışmanlarının yapmış olduğu son araştırmalar gösteriyor ki olası kullanımlar hakkında hala büyük bir bilgi eksikliği söz konusu.
Tüketiciler ve mimarlar tarafından
dekorasyon, estetik, kolay onarım, rahatlık, sıcaklık ve gürültü azaltma gibi türlü kategorilerde sürekli en yüksek beğeniyi toplamasına rağmen ahşap pencerenin pazar payı Almanca konuşan ülkelerde ve Doğu Avrupa ülkelerinin bir çoğunda yıllardır düşüyor. Bunun sebebi, fiyatının ve bakım masraflarının yüksek olduğunun sanılmasıdır. Ahşap pencerenin başarılı bir satış grafiği yakalayabilmesinin yolu, bu iki temel kanının –yüksek fiyat ve bakım masrafları– değiştirilmesinden geçiyor.
Üretimlerinin çoğunu patentli malzeme olan Fibrex (%40 ahşap elyaf ve %60 PVC ya da polypropilen karışımı) ile yapan ve dünyanın en büyük pencere üreticisi olan, Michigan (Amerika)’daki Andersen Windows firması tarafından gösterildiği üzere alternatif ahşap malzemeler diğer bölgelerde başarıyı yakaladı ve İngiliz siding (dış cephe kaplaması) üreticisi HW Plastics (Heywood Williams Group) Avrupa’nın en büyük yetkilisi oldu.

Almanca konuşulan ülkelerde, birçok araştırma enstitüsü alternatif ahşap malzemelerinin olası kullanımlarını arıyorlar. Viyana’daki Tarım Üniversitesi’nin (Wood K Plus) ahşap bileşim malzemeleri ve ahşap kimyası yetki merkezince yapılan bir inceleme üzerine, Interconnection Danışmanlık ahşap endüstrisi hakkında sonuçları artık mevcut olan ve “fernsterplatz.de” isimli bir haber bülteni işbirliğince online bir inceleme oluşturdu. Bu araştırmada pencere ve kapı endüstrisinden toplam 123 ilgili katılımcı yer aldı ve bu katılımcıların %78’inden fazlası karar verme yetkisi taşıyan (firma sahibi ya da müdür) kişilerdi. Araştırmanın sonucu net; katılımcıların %82,8’i değiştirilmiş masif ahşabın olası kullanım sonuçlarıyla ya çok ilgiliydi ya da sadece ilgili. Konu lamine ahşap olduğunda ise bu rakam %94,4’e yükseliyor. Ancak asıl göze çarpan bu konuyla ilgili bilgi yetersizliğiydi; katılımcıların sadece %22’si “lamine ahşap” hakkında oldukça bilgiliyken, değiştirilmiş masif ahşap konusunda bu rakam %33’e düşüyor.

Genel olarak, “lamine ahşap” PVC pencerelere hem fiyat hem de ürün konumlaması açısından rakip olarak görülürken, fiziksel ve kimyasal yöntemlerle mantara, böceklere ve UV ışınlarına direnç göstermesi gibi gelişmiş özellikler gösteren değiştirilmiş masif ahşap, ahşap pencerelerin ayak izini takip ediyor. Bundan dolayı, katılımcıların çoğunluğu lamine ahşaptan üretilmiş pencerelerin pazar şansının, bu ürünün normal ahşap pencerelere göre %7 daha ucuza satılması halinde garantileneceğine inanıyor.


Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz

WİNART AHŞAP PENCERE VE KAPI SİSTEMLERİ

16/8/2008 Kategori : Pencere

Yorum (0)

Özcan Özen: “Öncelikli hedefimiz Türkiye’de bir yer edinebilmek, müşteri portföyünü oluşturabilmek ve daha sonra da yavaş yavaş yurtdışına açılabilmek. Bunların hepsini kademeli bir şekilde yapmak istiyoruz.“ 


- Sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?
- Firmamız yaklaşık 4 yıl önce Murat Buda ve Osman Yavuz tarafından kurulmuştur. Türkiye’de kaliteli işcilik ve kaliteli malzeme eksikliği görülmüş ve bu açığı kapatmak amacıyla böyle bir işe girişilerek yaklaşık 2 milyon Dolar’lık bir yatırım yapılmıştır. Yatırım maliyetlerinden hiçbir zaman kaçınılmamıştır. Gerek Osman Bey gerekse Murat Bey sürekli yurtdışında bulunduklarından teknolojiyi çok yakın takip edebiliyorlar. Bu işin Avrupa’daki örneklerini görmüşler ve bunun ülkemizde de olması gerektiğine inanmışlar. Bu anlamda bizim fabrikamız gibi bir tesis olduğunu düşünmüyorum. Firmamız, İstanbul Hadımköy’de 3000m2 kapalı alana sahip fabrikasında üretimini sürdürmektedir. Bu alanın 1500m2’si imalathane, 1500m2’si ise tam otomatik boyahanedir. Firmamızın ağırlıklı çalışma alanı; muhtelif ebatlarda açılır ve sabit doğramalar, iç bükey, dairesel, kemerli ve çokgen doğramalar, paralel çekme ve kaldır sürmeler ve giyotin dediğimiz düşey sürmeler ve kış bahçeleridir. Ana merkezimiz ise Bayrampaşa’da bulunuyor, yapılanma çalışmalarımız içinde merkezimizi Hadımköy’e taşımak da var. Ayrıca üç, dört farklı noktada 25000 mtül stok yapabildiğimiz depolara sahibiz. Son teknoloji ne ise üretimimizde onu kullanıyoruz.


Tesisteki makinelerin değerleri yüz binlerce dolarla telaffuz edilebilmektedir. Fabrikamızda üretim el işciliği ile değil de tamamen teknolojik makinelerle yapılıyor. Tamamen seri üretim yapıyoruz. Günde 5 kişi ile 40 doğramayı çok rahat üretebiliyorum. Ayrıca otomatik boyahanemizde de günde 500 doğramayı rahatlıkla boyayıp teslim edebiliyoruz. Bütün bu yatırımlardan asıl amacımız; Türkiye Ahşap Pencere Sektörü’ndeki açığı kapatmak ve yurtdışına açılmaktır. Bu düşünce ile fabrikamızda kurucularımızın da desteği ile yeniden yapılanmaya giriştik. Öncelikli hedefimiz Türkiye’de bir yer edinebilmek, müşteri portföyünü oluşturabilmek ve daha sonra da yavaş yavaş yurt dışına açılabilmek. Bunların hepsini de kademeli bir şekilde yapmak istiyoruz. Biz, kademeli ve bilinçli bir şekilde emin adımlarla kurumsallaşarak büyümek istiyoruz. Ben alt kadrolarımı da düzenli bir şekilde oluşturmak istiyorum. İyi bir teknik kadro, iyi bir satış organizasyonu, yetişmiş insan gücü, iyi bir teknik destek ve servis ağı ile kurumsallaşmamızı gerçekleştirmek istiyoruz.

- Winart Pencere sistemleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
- İmalatımız Alman IV68 normunda yapılmaktadır. Yani Almanların DIN Standartlar’ında üretim yapıyoruz. İki çeşit malzeme kullanıyoruz. Bunlardan biri meranti ağacı- Endonezya kökenli tropikal bir ağaç- sert iklim koşullarına oldukça dayanıklıdır. Diğer hammaddemiz de 1. sınıf çam, tamamen budaksız, pürüzsüz çok temiz bir malzeme. Bu malzemelerin hepsi Almanya üzerinden bize geliyor. Almanya’da kurutuluyor, emprenye ediliyor, lamine ediliyor ve direkt Almanya üzerinden biz bunu alıyoruz. Avrupa’da ahşap pencere konusunda Alman teknolojisi gayet ileri, bizler de bu konuda onların yolundan gidiyoruz. Pencerelerimizde kullandığımız aksesuar; alüminyum damlalıklar, denizlikler, fitiller, kullandığımız mekanizmalar da dahil olmak üzere hepsi Almanya’dan ithaldir. Yerli mal kullanmıyoruz. Genellikle Alman firmaları ile çalışıyoruz. Mesela G-U, Aubi, Zigana, Rota ile çalışıyoruz. Çalıştığımız firmalar işlerinde güçlü firmalar, ürettikleri malın arkasında duruyorlar. Genelde 10 yıl garanti veriliyor. Biz de gönül rahatlığı ile müşterilerimize bu aksesuarları kullandığımız pencerelerimizi sunabiliyoruz. Pencerelerimizde kullandığımız ahşabın garantisi Almanlar tarafından 30 yıl olarak veriliyor. Biz pencere üzerine uygulamış olduğumuz yarı şeffaf boyanın da 3-5 yıl ara ile yenilenmesini istiyoruz. Boya 3-5 yıl ara ile yenilendiğinde pencerelerimizin garantisi ömür boyudur. Malzeme artık evladiyelik bir malzemedir.

- Türkiye’de diğer ahşap yapı malzemelerinin üretiminde olduğu gibi ahşap pencere üreticilerinin de hammadde sıkıntısı yaşadığını biliyoruz. Teknolojinin ithal edilmesinin ardından hammaddenin de tamamen ithal edilme sebebi yaşanılan hammadde sıkıntısı mıydı?
- Öncelikli hedefimiz kaliteli malzeme kullanmak ve kaliteden ödün vermemekti. Türkiye’de şu anda çok kaliteli malzeme bulmak oldukça zor. Makine parkurumuzdaki makineler çok kaliteli, kullandığımız ürünler de çok kaliteli. Müşteriye kesinlikle kaliteli bir ürün sunma gayreti içindeyiz. Bu sebeple doğrama malzemelerimizi Almanya’dan getiriyoruz. Bizlere verilmiş olan garanti de malzeme kalitesinin bir göstergesi.

- Üretimlerinizin tamamında hammadde ve yarı mamül hatta kullanılan aksesuarlarınız bile ithal, bu maliyetlerinize nasıl yansıyor? Winart’ın Türkiye ahşap pencere sektörü içindeki yerini değerlendirebilir misiniz?
- Ülkemizde ahşabın kullanımı yıllar öncesine dayanıyor. PVC ya da alüminyum bu yüzyılın ürünleri. Şu anda bu ürünler ekonomik ve yaygın olmaları sebebiyle altın çağlarını yaşıyorlar. Biz her zaman şunu savunuyoruz; ahşap sağlıklı, doğal, estetik bir malzeme. Türkiye’de kaliteli ahşap açığı bir hayli fazla fakat bizim en büyük sıkıntımız üreticilerin bilinçsiz olması, tüketicilerin sorgulamaması. Biz bu açığı kapatmak istiyoruz. Bunun için de sürekli müşterilerimizle görüşüyoruz. Reklam çalışmaları ile ürünümüzün farkını anlatmaya çalışıyoruz. Biz öncelikle son kullanıcıya değil de bu işe aracı olan mimarlara, müteahhitlere ulaşmayı, onları bilinçlendirmeyi istiyoruz. Elbette ki malzemenin kaliteli ithal bir malzeme olması maliyetlere yansıyor. Biz asgari karla üretim yapmaya çalışıyoruz fakat inebileceğimiz belirli bir rakam var, daha fazlasını inemiyoruz. Çünkü malzemelerin bize geliş maliyetleri belli. Türkiye’de çok kalitesiz malzemelerle üretim yapılıyor. Bizi kalitesiz malzemelerle kıyaslamaya çalışmak üzücü. Zaten bilinçli tüketiciler aradaki farkı çok rahat görebiliyor. Bu piyasadaki yerli ve ithal otomobiller arasındaki fark gibi. Bizim ürünümüzün de ABS’si, hava yastığı vs’si var. Pencere sistemlerimizin ABS’si; uzun ömürü, mekanizması, kullanmış olduğumuz ithal extra damlalıklar- bu ısı köprüsünü engeller-, fitillerimizin kalitesi, kullanmış olduğumuz boya, özellikle üzerindeki boyanın 3-5 yıl ara ile yenilenmesi ile ömür boyu süren kullanıma ulaşılmasıdır. Bu süre malzemenin renginin koyu ve açık olması ile de değişiyor. Renk koyu ise boyama periyotlarının arası açılabiliyor, renk açık ise bu süre daralabiliyor. Boyanın yenilenmesi için önerdiğimiz 3-5 yıl çok sert iklim koşulları için- çok sıcak ve çok soğuk için- geçerlidir. Ayrıca pencerelerimiz için senede bir kez uygulanan, yüzeydeki boyanını ömrünü uzatan temizleyicilerimiz var. Temizleyicilerimizin uygulanması oldukça kolay, bir süngerle, bir bezle silerek temizleme yapılıyor. Bu da boyanını ömrünü arttırıyor. Bunu da müşterilerimize tavsiye ediyoruz. Bence insanların ahşabı seçmelerinin bir nedeni de boyanabiliyor olması. Çünkü; ben müşterilerime her zaman şunu söyleyebiliyorum; ahşabın içini ve dışını farklı boyayabilirsiniz. İnsanlar yaşadıkları ortamlarda birkaç yılda bir dekorasyon değişikliği yapmayı istiyorlar. Ahşabın rengini değiştirmeniz mümkün. Ben bunun ahşabın seçilmesinde diğer özellikleri ile birlikte önemli bir seçim kriteri olduğunu düşünüyorum. Başka bir malzeme yaptırsanız, bir PVC ya da alüminyum pencere doğraması yaptırmış olsanız onu boyamanız, renginin değiştirmeniz imkansız. Ne yapacaksınız? Doğramayı değiştireceksiniz çünkü bunlar fırın boya yapılmış, kaplama yapılmış malzemeler. Ahşabın rengini istediğiniz zaman değiştirmeniz mümkün. Biz müşterilerimize bu desteği de sağlıyoruz. Müşterilerimiz birkaç yıl sonra isterse pencerelerinin rengini bir ücret karşılığında değiştirebiliyorlar. Bizim için müşteri memnuniyeti önemli. Müşterilerimizin memnun olmasını en üst hedef olarak para kazanmayı ise daha alt sıralarda tutuyoruz. Biliyoruz ki müşterimizin memnuniyeti bize en büyük kazançtır. Memnuniyet bize zincirleme şeklinde gelişmiş bir müşteri portföyü sağlayacaktır.

- Winart’ın 2003 yılı hedefleri nelerdir? Bu hedeflerden şimdiye dek ne kadarını gerçekleştirebildiniz?
- Bir bayilik ağı kurmayı hedefliyoruz, şu anda çok yoğun talepler var. Bayilik çalışmalarımızda oldukça seçici davranıyoruz. Çalışacağımız insanların bizler için doğru insanlar olmalarını istiyoruz. Doğru bir seçim yapmak istiyoruz. Seçmiş olduğumuz partnerle yıllarca beraber çalışmak istiyoruz. Benim kişisel fikrim bayiliklerimizin bölgesel olması. İzmir, Denizli, Antalya, Adana gibi düşünüyorum. İstanbul için de bir ya da iki bayilik düşünüyorum. Bunlardan biri Avrupa yakasında diğeri ise Anadolu yakasında olabilir. Bayilik ağı bizim işimizi biraz daha kolaylaştıracak. Bunun için de bayilerimizin doğru insanlar olması, bizler gibi paradan çok müşteri memnuniyeti ilkesini benimsemiş insanlar olması lazım. Böyle insanlarla çalışmak istiyoruz. Belirttiğim gibi çok fazla talep var. Önümüzdeki günlerde bu talepleri değerlendirip bayilik sözleşmelerini de imzalamak, sistemli bir şekilde büyümeyi istiyoruz. Talepler sadece yurtiçi ile sınırlı değil, yurtdışından da özellikle Türki Cumhuriyetlerden, Arap Ülkeleri’nden ve Avrupa’dan özellikle Yunanistan’dan ciddi talepler var. Bunları da değerlendirerek yurtdışına da bayilikler vermek istiyoruz.

- Winart’ın 4 yıllık kısa geçmişinde imza attığı projelerden bahseder misiniz?
- Winart, ayağa kalktı ve yeni yeni adımlar atmaya başladı. Bizim yoğunluklu olarak projelerimiz şu ana kadar son kullanıcıya hitap etti. İstanbul’un pek çok tanınmış sitesinde, otelinde projelerimiz var. Özellikle restorasyon projelerinde iddialıyz. Çünkü kullanmış olduğumuz meranti ağacı çok dayanıklı bir ağaç. Bu sebeple hem dış cephe kaplaması hem de pencere doğraması için özellikle de giyotin doğramalar için çok uygun bir malzeme. Bizim iddialı olduğumuz doğrama tiplerinden biri de düşey sürme dediğimiz giyotinler. Çünkü eski yapılarda yıllarca giyotin pencere tercih edilmiş. Biz bunları da her zaman yapmaya adayız. Giyotin pencereli bir çok proje gerçekleştirdik. Özellikle konut ağırlıklı çalışmalar yapıyoruz. Çalışmalarımız Bodrum’da, İzmir’de, Çanakkale’de de var. Yurtdışı ile de çalışmalarımız var. Dubai’den ciddi talepler alıyoruz. Rusya, Ukrayna, Lübnan, Libya ve Azerbaycan’a ürün gönderiyoruz.

- Winart ahşap kapı sistemleriniz hakkında da bilgi alabilir miyiz?
- Biz aslında ağırlıklı olarak pencere sistemleri, kepenk sistemleri, giyotin sistemleri üzerine çalışıyoruz. Standart seri bir kapı üretimimiz yok. Kapılarda özel siparişler üzerine üretim yapıyoruz. Kapılarımız tamamıyle masiftir. Kaplama kapı kullanmıyoruz. Bir projede tüm pencereleri yapmışız, müşteri, kapılarımızı da yapın dediği zaman üretim yapıyoruz.

- Sizce, Türkiye Ahşap Pencere ve Kapı Sektörü önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyecek?
- Şu anda ahşabı sadece seven insanlar tercih ediyor. Özellikle pencere doğramalarında insanlar ekonomik göründükleri için ya da daha kısa sürede yaptırabildikleri için PVC ve alüminyumu tercih ediyor olabilirler. Bu nedenle Türkiye’de ahşap kullanımı çok düşük. Avrupa’da özellikle Amerika’da bu rakam % 95 ahşap lehine. Ahşabın önemini bu insanlar çoktan kavramışlar ki evlerinin neredeyse tamamını ahşaptan yaptırıyorlar. Doğru reklam çalışmaları ile doğru insanlara ulaşarak ahşabın niçin kullanılması gerektiğini anlatabilirsek, ahşabın yaşayan bir malzeme olduğunu, üzerine kullanmış olduğunuz boyanın dahi insana zarar vermediğini anlatabilirsek, insanların diğer ürünlerden uzaklaşacaklarını biliyorum. Bizim ilk hedefimiz de bunu sağlamak. Ahşap Sektörü bence müşterisine yavaş adımlarla ulaşıyor ve müşteri portföyünü geliştiriyor. Üretici firmanın kalitesi de bunda en önemli etken. Üretici firmanın kullanmış olduğu malzemenin ve işciliğin kötülüğü insanların bu sektörden uzaklaşmasına sebep oluyor. Doğru üreticiler, doğru üretimler olduğu sürece sektörün de emin adımlarla daha da ilerleyeceğine inanıyorum. Ahşaplı günler diliyorum.

Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz
« Önceki Yazılar :|: Sonraki Yazılar »
| site ekle | ümit oyun Prefabrik Ev fiyatları modifiyeili araba resimleri | visitor stats

konteyner Halı Yıkama Seo Kanser