Çelik Levha Perdeli Yapılar

13/1/2009 Kategori : _elik

Yorum (yok)

        Yapılarda rüzgar ve depremin sebep olduğu yatay yükleri taşıtmanın çeşitleri yöntemleri vardır. Çelik yapılar için bu yöntemlerden en bilinenleri çelik çaprazlı çerçeveler, kolon-kiriş birleşimlerinin moment aktaracak şekilde tasarlandığı rijit çerçeveler veya betonarme perdeli çerçevelerdir. Son yıllarda bu bilinen yöntemlere alternatif teşkil edebilecek kadar dikkat çeken bir sistem çelik levha perdeli çerçeve sistemlerdir. Bu sistemde çelik levha perdeler bir kat yüksekliğinde ve bir açıklık genişliğinde imal edilip, bina çerçevesi içerisine düşey olarak yerleştirilmekte ve levhayı çevreleyen kiriş ve kolonlara bağlanmaktadır (Şekil 1). Bu yerleşim şekli temel üst kotundan itibaren bina yüksekliği boyunca her katta tekrarlanır.


Şekil 1: Quebec, Kanada’da 6 katlı çelik levha perdeli bina (Modern Steel Construction Dergisi, Eylül 2001


    Çelik levha perdeli sistemlerin oluşturulması için çelik levha ile bu levhaların bağlanacağı kolonlar ve kirişlere gereksinim vardır (Şekil 2). Levhalar kaynaklı ya da bulonlu birleşimlerle çevre kolon ve kiriş elemanlara her katta tespit edilir. Bu şekilde her katta dört kenarı basit mesnetli çelik levha panellerden oluşan bir sistem oluşturulmuş olur. Şekil 3’te klasik çapraz elemanlı uygulamalar ile levha perde düzleminde açılabilecek pencere yada kapı boşlukları oluşturulması açısından klasik çapraz sisteme karşılık gelen çelik levha perde uygulama şekilleri gösterilmiştir. Görüldüğü gibi levha üzerinde kapı/pencere boşluğu açılması söz konusu ise levha üzerine tespit edilen berkitme elemanları ile boşluğun sebep olduğu rijitlik kaybı karşılanmaktadır.


Şekil 2: Çelik levha perdeli çerçevenin ana elemanları; kolonlar, kat kirişleri ve çelik levhalar


Şekil 3: Çapraz elemanlı uygulamalar ve bunların levha perdeli sistem karşılıkları

    Çelik levha perdeli sistemler ile uygun tasarım kriterlerinin kullanılması halinde depremlerde oldukça iyi davranış gösterebilecek, sünek, ekonomik ve fonksiyonel sistemlerin elde edilmesi mümkündür (Driver, R.G., Kulak, G. L., Kennedy, D.J.L. ve Elwi, A.E.).

    Çelik levhalı perde sistemlerin olumlu yönleri aşağıdaki gibi sıralanabilir (Abolhassan Astaneh-Asl,):

1- Uygun tasarlanıp, detaylandırılmış çelik levha perdeli sistemlerin yeterli düzeyde sünekliği ve depremin enerjisini sönümleme kapasitesi vardır.

2- Çelik levha perdeli sistemlerin başlangıç rijitliklerinin yüksek olması nedeniyle kat ötelenmelerinin etkili bir şekilde kontrol edilmesi mümkündür.

3- Kalınlıklarının az olması nedeniyle daha az yer kaplarlar, mimariyi olumsuz yönde etkilemezler.

4- Betonarme perdelerle karşılaştırıldığında oldukça hafiftirler böylece kolonlara ve temellere daha az yük aktarılır, yapı daha hafif olacağından gelen deprem yükleri de azalır.

5- Yapımları kolay, imalatları hızlıdır. Beton dökmenin zor olduğu iklim koşullarına uygundur.

    Çelik levha perdeli sistemler, 1970’li yıllardan bu yana Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Japonya başta olmak üzere çok katlı yapılarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu süre içerisinde çelik levha perdeli yapılar şiddetli depremleri hasarsız ya da çok küçük çaplı sayılabilecek hasarlarla atlatmışlardır. Kaynaklarda çelik levha perdeler kullanılarak inşa edilen ilk önemli yapı olarak Tokyo’da 1970 yılında tamamlanan 20 katlı Nippon Steel binası anılmaktadır. Bu yapıda yatay yükler binanın uzun doğrultusunda moment aktaran çerçevelerle birlikte çelik levha perdeler ile taşıtılırken kısa doğrultuda sadece çelik levha perdeler kullanılmıştır (Şekil 4).


Şekil 4: Tokyo’da çelik levha perde sistem ile inşa edilen ofis binasının tipik döşeme planı

    Çelik levha perdeler kullanılarak inşa edilen 6 katlı Kaliforniya Sylmar hastane binası, sistemin şiddetli bir depremde sergilediği performansa iyi bir örnektir. Bu bina 1971 yılında San Fernando depreminde yıkılan betonarme karkas Olive View Hastanesi’nin yerine inşa edilmiştir. Yapım sonrası kritik noktalarına çeşitli deprem ölçüm aletleri yerleştirilmiş olan Sylmar hastane binası 1987 Whittier ve 1994 Northridge depremlerinde önemli iki sınav atlatmıştır. Ölçüm aletleri verilerine göre çatı katındaki ivmeler 2.3g ye ulaşmış, yer ivmesi de 0.66g olarak ölçülmüştür. Depremler sonrası yerinde yapılan incelemelerde asma tavan, sprinkler sistemi gibi yapısal olmayan elemanlarda hasar gözlenmiştir. Yapısal olmayan bu hasarlar yapının çok yüksek bir rijitliğe sahip olduğunun işaretidir (Çelebi, 1997). 

    Çelik levha perdeli sistemlerin çok katlı çelik yapılarda kullanılması yakın sayılabilecek bir sürede geliştirilen bir tekniktir, ancak teorik temelleri 1960’ lı yıllara dayanır (Basler, K. ve Thurlimann, B.). Yapılan deneysel ve teorik çalışmalar çelik levha perdeli sistemlerin depremlerde sünek davranış gösterebilecek, ekonomik ve fonksiyonel sistemler olduğu yönündedir.

    DAVRANIŞ ve TASARIM

    Çelik levha perde sistemli bir çerçevenin yatay deprem/rüzgar yükleri altındaki davranışı gövde levhası berkitilmiş yüksek gövdeli çelik kirişin düşey yükler altındaki davranışına eşdeğerdir. Dikey yerleştirilmiş yüksek gövdeli çelik kirişe benzer şekilde çalışan sistemde kenar kolonlar yüksek gövdeli kirişin başlık levhaları, kat kirişleri de yüksek gövdeli kirişin gövdesindeki düşey berkitme elemanları olarak göz önüne alınabilir (Şekil 5). Bilindiği gibi düşey yükler altındaki yüksek gövdeli kirişin hesabında göz önüne alınan en önemli davranış biçimi gövde levhasının kesme kuvvetleri altındaki davranışıdır. Bu kuvvetlerden doğan gerilmeleri karşılayacak gövde levhasının genellikle narin bir levha olması sebebiyle üzerine belirli aralıklarla berkitme elemanları tespit edilir ve böylece kiriş gövdesi dört kenarı basit mesnetli daha küçük panellere bölünmüş olur. Şekil 6’da bu tip bir panelin kayma gerilmeleri altındaki davranışı gösterilmiştir. Panel, kayma gerilmelerinin artması ile birlikte öncelikle elastik burkulmaya maruz kalacak ve bunu takip eden burkulma sonrası yükleme seviyelerinde şekilde de gösterilen diagonal çekme alanı etkisi ile daha fazla yük taşıyabilecektir. Çelik levha perdelerin tekrarlı yatay yükler altındaki dayanım, süneklik ve çevrimsel davranışı üzerine yapılan analitik ve deneysel çalışmalar bu etkinin önemli seviyede enerji sönümleme sağladığı sonucunu vermiştir.

    Çelik levha perdeler berkitmeli ya da berkitmesiz olarak uygulanabilir. Berkitmeli çelik levha perde kullanılmasında hedef levhanın kesme kuvveti altında akmasından önce burkulmasının önüne geçmektir. Berkitmesiz uygulamada ise çelik levhanın burkulmasına izin verilir ve kat kesme kuvvetleri elastik burkulma sonrası oluşan diagonal çekme alanı etkisi ile taşınır. Aynı kat kesme kuvvetini taşıyan berkitmesiz levha kalınlığı berkitmeli levha kalınlığından daha fazla olacaktır. Ancak yapılan araştırmalar berkitmesiz düz levha uygulamasının daha ekonomik olacağı yönünde sonuçlar vermiştir (Timler 1998).


Şekil 5: Çelik levha perdeli çerçeve  - Yüksek gövdeli çelik kiriş analojisi



Şekil 6: Dört kenarı basit mesnetli çelik levhanın kayma gerilmeleri altındaki davranışı

    Çelik levha perde tasarımında göz önüne alınan önemli eleman davranış şekilleri aşağıda verildiği gibi sıralanabilir:

 Çelik levha

  1. Levhanın kolon-kirişlere bağlantısı bulonlu ise bulonların kesme davranışı
  2. Çelik levhanın burkulması
  3. Çelik levha malzemesinin kesme kuvvetleri altında akması
  4. Çelik levhanın yırtılması

Üst ve alt kat kirişlerinde

  1. Levhanın üstünde ve altında yer alan kat kirişlerinin kesme etkisi ile akması
  2. Kirişlerde plastik mafsal oluşması
  3. Kirişlerin gövde veya başlık plakalarının yerel burkulması
  4. Rijit çerçeve ise kirişlerin moment aktaran uç birleşimlerinde çatlama
  5. Kirişlerin eleman yada yanal burulmalı burkulması
  6. Kiriş üstü döşeme kesme bağlantı elemanlarının kırılması

 Kolonlarda

  1. Kolonlarda plastik mafsal oluşması
  2. Kolonların gövde veya başlık plakalarının yerel burkulması
  3. Kolonların eleman seviyesinde burkulması
  4. Kolon taban plakalarının yatay yükler altında çerçeve düzeyinde dönme dolayısıyla oluşan çekme kuvvetleri altında akması bağlantı bulonlarının kopması
  5. Perde altı temellerde çatlama

    Çerçevenin yatay yükler altında olumlu bir çevrimsel davranış sergileyebilmesi için hesaplarda yukarıda sıralanan davranış biçimlerinin belli bir sıra ile oluşması sağlanmalıdır. Örneğin, artan yükler altında yukarıda kolonlar için sıralanan davranış biçimleri kiriş ve levha davranışlarından sonra meydana gelmelidir. Sıralama önce levha, sonra üst ve alt kat kirişleri ve en son kolonlar şeklinde düşünülmelidir. Levhaları çok kalın, kolonları narin olarak düzenlenen bir çerçevede levhanın elastik burkulmasından önce kolonların burkulması veya üzerlerinde plastik mafsal oluşması olasıdır ve bunun olumlu bir çerçeve davranışı olduğu söylenemez. Özetle, çelik levha perdeli bir çerçevede levhalar yatay yük etkileri altında enerjilerini tüketmeden kiriş ve kolon göçmelerine izin verilmemelidir. 

    Son yıllarda çelik levha perdeli sistemler üzerinde yoğunlaşan çalışmaların sonuçları yukarıda anlatılan ana prensipler doğrultusunda düzenlenerek bazı tasarım kuralları geliştirilmiştir. 2002 Kanada Çelik Yapılar Tasarım Gücü yönetmeliği konuyla ilgili en güncel verilerin sonuçlarını içeren yürürlükteki tek yönetmeliktir. Yönetmelikte verilen tasarım kuralları genel olarak çelik levhanın kalınlığı, diagonal çekme alanının açısı, kolonlar arası temiz açıklık, kolon ve kiriş rijitlikleri ile levhanın kolon ve kirişler ile birleşimi üzerinedir. Daha önce inşa edilen çelik levha perdeli yapılarda yatay yük taşıyıcı sistem hesabında çalışmada bahsi geçen analoji gereği yüksek gövdeli çelik kirişlere ait hesap yöntemleri kullanılmıştır.

    Kaynaklar

* AISC (1997), Seismic Provisions for Structural Steel Buildings, American Institute of Steel Construction Inc., Chicago.
* CSA, (Canadian Standard Association). (2001). CAN/CSA-S16.1-94, Limit States Design of Steel Structures. Sixth Edition, Willowdale, Ontario, Canada.
* ICC, (2000), "The International Building Code, IBC-2000", International Code Council, Falls Church, VA.
* Abolhassan Astaneh-Asl (2001), “Seismic Behavior and Design of Steel Shear Walls”, Steel Tips Report, July 2001
* Çelebi, M. (1997) “Response of Olive View Hospital to Northridge and Whittier Earthquakes” Journal of Structural Engineering, ASCE, v.123 April 1997, p.389-396
* Elgaaly, M. and Caccese, V., (1993) “Post-buckling Behavior of Steel- Plate Shear Walls under Cyclic Loads”, J. of Str. Engrg. ASCE, 119, n. 2, pp. 588-605.
* Basler, K., (1961), “Strength of Plate Girders in Shear”, Journal of the Structural Division, ASCE, 87, n. ST7, October.
* Caccese, V. and Elgaaly, M., (1993) “Experimental Study of Thin Steel-Plate Shear Walls Under Cyclic Load”, J. of Str. Engrg., ASCE, 119, n. 2, pp. 573-587.
* Driver, R.G., Kulak, Elwi, A. E. and G. L., Kennedy, D.J.L. , (1998) “Cyclic Tests of Four-Story Steel Plate Shear Wall”, Journal of Structural Engrg., ASCE Vol. 124, No. 2, Feb., pp. 112-120.
* Roberts, T.M., (1995) “Seismic Resistance of Steel Plate Shear Walls”, Engineering Structures, 17, no.5, pp. 344-351.
* Timler P.A.  (1998):  Design  procedures  development,  analytical  verification  and  cost  evaluation  of steel  plate  shear  wall  structures.  Earthquake Engineering Research Facility Technical Report No. 98-01, Department  of  Civil  Engineering,  University  of  British  Columbia,  Vancouver,  British  Columbia, Canada.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Sürekli çelik Dökümü

15/11/2008 Kategori : _elik

Yorum (yok)

 
      Sürekli çelik Dökümü     


     Konvansiyonel yöntem yani ingot dökümü, günümüzde 15-20 ton mertebesine erişmiştir.
Ancak son ürün elde edilene kadar yapılan her işlem kademesinde yeni kayıplar ve ıskartalar oluşu, sıvı çelikten doğrudan (blum) veya (slab) yapımına yönelmeye neden olmuştur. Bu durumda büyük kapasiteli, büyük yatırım isteyen blok haddeleri de devreden kalkmaktadır. İşçi ve zaman tasarrufu da bir başka avantaj olmaktadır. Özellikle demir dışı metaller için sürekli döküm yöntemi ile ilgili problemlerin halledilmesinden birkaç yıl sonra çeliğin kontinü dökümü de başarılmıştır.

1. Başlıca, Sürekli Çelik Döküm Makine Tipleri
- Dikey Sürekli Tip: Bu makineler diğer tiplerden teçhizat olarak daha karmaşık olmakla beraber, nisbeten daha dar fabrika sahası olan yerlerde inşa edilebilmeleri bakımından üstünlük gösterir.
- Yarı Dikey Tip: Yüksekliği dikey tipe nazaran daha azdır. Bu tip sürekli döküm makinesinde slab veya blum çekme merdanelerinden geçtikten sonra 90˚ yön değiştirir sonra yatay durumda kesme işlemi yapılır. Elde edilecek ürünün kalınlığı ile ilgili olarak bükülme çapı ve dolayısıyla makinenin yüksekliği değişir.
- Yatay (Radyal) Tip: Düşey tipin yaklaşık üçte biri yüksekliğindedir. Mekanik teçhizat açısından daha basit yapıdadır. Dezavantajı, daha geniş bir arazide inşa edilebilir olmasıdır.


2. Sürekli Döküm Makinesi Ekipmanları
- Çelik Potası – Görevi: Fırında ergimiş çeliği alır, taşır ve tandiş’e boşaltır. Potanın içi refrakter malzeme ile döşenmiştir, potalar fonksiyonlarına göre şöyle ayrılabilir:
a-) Taşımaya göre: Monoray, vinç veya kaldıraçla taşınan potalar,
b-) Dökmeye göre: Üstten ve alttan döküm yapan potalar,
c-) Konstrüksiyona göre: Silindirik, ibrik şekilli, bölmeli potalar.
Alttan dökme; curufun sıçrama yoluyla metale karışmasını önler, mamul kalitesini iyi yönde etkiler ve döküm hızının kontrolünü kolaylaştırır.
Tandiş – Görevi kristalizatöre (kalıba) fasılasız olarak metalin gelmesini sağlamak ve kalıba giren çelik miktarını ayarlamaktır. Bu arada çeliğin ısısı tandişten geçerken çok az bir kayıba uğramalıdır.
Dökümden evvel tandiş 1050 – 1250 ℃ ‘ta 3 saat sürede ısıtılır. Isıtma gaz veya mazotla yapılabilir.
Tandişlerin refrekter malzeme ile örülen iç kısmının hazırlanmasında şamot tuğlalardan yararlanılır. Tandişler tek veya çift stoperli olabilir. Dökümden sonra tandiş’in metal artıkları, curuf vs. den temizlenmesi gerekir.
Döküm sırasında stoperde görülebilen aksaklık veya bozukluklar şöyle özetlenebilir:
Döküm başlangıcında stoper, nozul ağzını tamamen tıkamayabilir. Buna neden, stoperin yanlış yapılmış olması, yerinden sapması ve stoper borusunun sıcakta dayanımının yeterli olmayışıdır. Tıkacın aşınması, refrakter özelliğinin kötü oluşu sonucunda, döküm bitiminde stoper nozul kanalını kapamayabilir. Nozul yerleştirmedeki hatalar metal sızmasına neden olabilir.
Kristalizatör (Kalıp) : Sürekli dökümün başlangıç noktasıdır.
Kalıp duvarları daha çok bakırdan imal edilirler, bakır duvarlar arkadan çelik bir ceketle desteklenmişlerdir. Bakır duvarların et kalınlığı 5-7 cm. arasındadır. İçlerinden geçen kanallardan soğutma suyu devreder. Kalıp yüksekliği 50-150 cm arasındadır.
Kalıbın çalışma bölgesinin, yanı sıvı çelikle temas eden bölgesinin (bakır duvarın) ısı geçirgenliği mümkün olduğu kadar yüksek olmalı, aynı zamanda yüksek mekanik özelliklere sahip olmalıdır.
İngot, kalıbın hemen bitiminde 2-3 cm kalınlığında bir kabuğa sahip olmalıdır ki, ingot iç kısımdaki sıvı faz ile, sürekli döküm makinesinin mekanik teçhizatına ait basınçlara dayanabilsin.
Soğutma suyu kalıba alttan girip üstten çıkmaktadır, dolaşım sırasında 4-12 ℃ ısınır, dolaşım hızı 6-10 m/san. dir.
Kalıp içinde dökümün başlangıcında oluşan kabuğun bakır duvarlara yapışmaması ve dökümün sürekliliğini muhafaza etmekle ilgili olarak sürekli döküm makinesinde bir titreşme mekanizması kullanılır ve hidrolik veya mekanik esasa göre hareket eder.
Kalıp yağlanması ingotun kalıp civarlarına yapışmasını önler. Yağlama maddeleri 5 grupta toplanır, bunlar; Tabii yağlar, Madeni yağlar, Parafin Kauçuk esaslı ve grafit esaslı karışımlardır.
- Çekme ve doğrultma merdaneleri:
Döküm esnasında, külçeyi aşağıya doğru çekmek görevi ile yükümlüdür. Çekme merdaneleri büyük yük’e maruz kaldıklarından dayanıklı bir konstrüksiyona sahip olmalıdırlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

ALÜMİNYUM PROFİLDE YENİ YATIRIMLAR Veysel Soner Öneç

31/8/2008 Kategori : _elik

Yorum (yok)

“30 yıldır sürdürdüğümüz iş birliktelikleri sonucunda dekorasyona yönelik halı, laminat parke, lamine parke ve PVC profilleri ve perde rayları artık Ersin Aluminyum markası ile müşterilerimize sunulmaktadır.”

Saray Aluminyum fabrikamız aylık 1000 ton kapasite ile çalışmaktadır. Üretimimizin % 80'ini ihraç etmekteyiz.

Bugün dünya şartlarında üretim tesislerine sahip olan fabrikamız ISO 9002 Belgesi’ne sahiptir. Şu anda 5000'e yakın profil çeşidi ile iç ve dış piyasa hitap eden Saray Aluminyum'un temelleri Ahmet Saraylı tarafından atılmıştır.

Firmamız zaman içinde titiz üretimi, müşterileri ile kurduğu karşılıklı dostluk ve anlayışla Türk Sanayi'si içinde hakettiği yeri almıştır. Dünya ve Avrupa standartlarında üretim yapan Saray Aluminyum ile Ersin Aluminyum'un birlikte çalışması 30 yıl öncesine dayanmaktadır.

30 yıldır sürdürdüğümüz iş birliktelikleri sonucunda dekorasyona yönelik halı, laminat parke, lamine parke ve PVC profilleri ve perde rayları artık Ersin Aluminyum markası ile müşterilerimize sunulmaktadır.

Saray Aluminyum ve Ersin Aluminyum olarak böyle bir tesiste üretim yapmanın, ürünlerimizi iç ve dış piyasaya sunmanın gururunu taşımak bize ayrı bir heyecan ve çalışma şevki vermektedir. 



Çelik Prefabrik Yapı İnşaat

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

ÇELİK İMALATINDA Kaynaklara ısı tatbiki

28/7/2008 Kategori : _elik

Yorum (yok)

(1) Isıtma ve pasolar arasında ısı kontrolü
Karbon çelikleri, düşük alaşımlı yüksek mukavemetli çelikler ve ısı tatbik edilen çelikler için ANSI / AWS D1.1 in ve 4.5.5. ile 5.6 paragrafındaki şartlara uygun olarak yapılacaktır. Malzemenin uç kısmından her iki kısmından 75 mm, tüm malzeme kalınlığı boyunca istenen sıcaklığın sağlandığından emin olunmalıdır.


Uygulanan ön ısıtma, ısı tebeşiri ile kontrol edilmelidir. Her ilgili kaynakçı için ısı tebeşiri olması zorundadır.

(2) Kaynak sonrası ısıl işlem yapılması
normal olarak, kalınlığı 40 mm den az olan karbon çelikleri için, kaynak sonrası ısı uygulanması gerekmez. Kalınlığı 40 mm yi aşan ve özel işlerde kullanılan malzemeler için, ısıl işlem öncesi gerekli prosedürler MODİS in onayına sunulacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

ÇELİK İMALATINDA Kaynak tamirler

28/7/2008 Kategori : _elik

Yorum (yok)

(1) Kaynak boşluğu olan kısımlar, tamir edilen yerin şekline göre, çentme, delme, taşlama veya uygun görülen başka bir yöntemle sağlam metale ulaşıncaya kadar tamamen temizlenecektir. Taşlama işlemi bittikten sonara, bu kısımlar manyetik parçacık veya sıvı penetrasyon yöntemleri ile bozuk kısımların çıkartılıp çıkartılmadığını görmek için test edilecektir.
(2) Bozuk kısımların tamiri, SAW (Submerged Arc Welding), SMAW (elektrik ark kaynağı) kullanılabilir. İlk iki sırada sadece 2.5 mm çapında elektrot kullanılabilir. Yanlış delinmiş deliklerin tamirinde, pasolar arası sıcaklık en fazla 250 C olacaktır. Kaynağa başlamadan önce AWS D1.1:2000 dikkate alınarak ana yüklenici kaynak dolgu prosedürü hazırlamalıdır. Bu tür kaynaklarda, kalınlık ne olursa olsun, yüzeyde ve dolgu pasolarda kaynak dolgusunda çatlak oluşma riski fazladır. Elektrodun salınımı maksimum, elektrot iç çapının 2 katı olabilir. Tercihen altlık kullanılarak yapılması operasyonu kolaylaştırılır. Kullanılacak altlık ana metal ile aynı grup malzemeden olmalıdır. Kaynak işlemleri bittikten sonra dolgunun her iki yüzeyinde ultrasonic kontrol (UT) (hem dik, hem açılı prob kullanılarak) ve manyetik kontrol yapılmalıdır. UT için AWS D1.1 tablo 6.3 dinamik yük durumu değerlendirme kriteri olacaktır. Manyetik kontrolde değerlendirme içinde AWS D1.1:2000 bakılacaktır. Testler de AWS D1.1 göre yapılacaktır.
(3) Tamir edilen kısımlar daha önce uygulanan kontrol yöntemi ile tekrar kontrol edilmelidir.
(4) Tüm tamir masrafları Müteahhide aittir.
(5) Kaynağı bozuk olan bölgede en fazla iki defa tamir yapılabilir. MODİS in yazılı onayı olmadıkça kaynağı bozuk olan bölge üstünde tamir için daha fazla deneme yapılamaz.
(6) Kaynak tamiri için izlenecek yöntem ekli tablolarda da gösterilmiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz
« Önceki Yazılar :|:
| site ekle | ümit oyun Prefabrik Ev fiyatları modifiyeili araba resimleri | visitor stats

konteyner Halı Yıkama Seo Kanser