kene tehlikesi

2/6/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)

     Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da, sonra 1956 yılında Kongo’da tanımlanmış ve sonra aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır.
Hastalık oluşması ve bulguları:
Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar uzayabilmektedir.
Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir.
İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar oluşabilir.
Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir. Vajinal kanamaya da rastlanabilir.
Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri oluşabilir.
Tedavi: Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır.
Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir.
Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir.
Korunma:
Hastalık, kenelerin sokması sonrası salgıladıkları sıvıyla, kenelerin çıkartılırken ezilmesi sonucu çıkan sıvı ve kanıyla veya kene sokması sonucu virüsü alıp hasta olmuş hayvanların kan ve salgıları ile bulaşabilmektedir. Bu nedenle:
Mera ve meskenlerde yerleşik keneler kan emerek beslenirler. Hayvanları kenelerden uzak tutarak kenelerin yayılmaları engellenmelidir.
Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları, otlaklar, çalılık ve yüksek otlu alanlar) uzun giysiler giymeli, bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalıdır.
Yeşil alanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülebilir veya giysilere emdirilebilir. Bu maddelerin az da olsa sağlık
sakıncaları olduğu dikkate alınmalıdır. Hayvan besliyorsanız hayvanlarınızı dolaştırırken onlara da busıvılaran sürebilirsiniz.
Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamalıdır. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfektesıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilir.
Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde eldiven takarak ve bir cımbız ile kene vücuda yapışık ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola sallanarak bir vida gibi çıkartılmalı veya bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır.
hasta  kişiler ile temasta vücutsıvıar aracılığıyla bulaşma olabileceği unutulmamalıdır.
Artık piknik yapmak da riskli hale geldi.
Kenelerle karşılaşmamanız dileğiyle,

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

DONDURMA YİYEREK ZAYIFLAYIN

2/6/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)

KONYA Özel Selçuklu Hastanesi Diyetisyeni Mevra Çimili, dondurmanın bazı tatlılara besleyici değerinin daha yüksek olduğunu söyledi.


Çimili, mayo mevsimi olarak adlandırdığı yaz,  aylarının gelmesiyle diyet yapan bayanların da gönül rahatlığıyla dondurma yiyebileceğini belirtti.

Yaz aylarını gelmesi ile birlikte dış görünüme önem veren bayanların, yaz diyetleri sırasında da dondurma tüketebileceklerini belirten Diyetisyen Çimili, "Zayıflama diyeti uygulayanlar da dondurma tüketebilir. Bu kişilerde tatlı ihtiyacını gidermenin, süt gereksinimini karşılamanın bir yolu olarak dondurma yiyebilir. Aynı zamanda diğer tatlılara göre düşük enerji içermesi nedeniyle tatlı ihtiyacını dondurma ile giderebilir" dedi.

Temel maddesi süt olan dondurmada sütün içerdiği tüm kaynakların mevcut olduğunu anlatan Çimili, dondurmanın kalsiyum, fosfor, protein, riboflavin ve A vitamini içeriğinin yüksek olduğunu söyledi. Dondurmanın 100 gramında yaklaşık 148 miligram kalsiyum barındırdığını kaydeden diyetisyen Mevra Çimili, "Bu oran çocukların kalsiyum ihtiyacının bir kısmını sağlayabilir özelliktedir. Bu sebeple özellikle süt tüketiminin azaldığı yaz aylarında dondurma tüketimi artırılmalıdır." dedi. Diyetisyen Çimili, bir yaşına kadar alerji riski olabilen bebeklerin dondurma tüketimine ise dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Dondurmanın güvenilir yerlerden taze olarak satın alınması gerektiğini bildiren Çimili, bozuk ve hijyen kurallara uymadan yapılan dondurmaların başlıca hastalıklara davetiye çıkarabiliceği uyarısında bulundu.

Dondurmanın esas maddesinin süt olduğunu hatırlatan Diyetisyen Çimili, "Süt mikroorganizmaların üremesine uygun bir ortamdır. Bu nedenle süt çabuk bozulur ve sağlığa zararlı hale gelir. Dolayısı ile dondurma yapımında pastörize sütler tercih edilmeli ve hijyenik koşullara özen gösterilmeli, uzun süre bekleyen dondurma mikroorganizmalar üretir, bunun sonucunda mide ve barsaklarda dizanteri ve gastroenterit gibi hastalıklara da neden olur"diye konuştu.

Paketinde buzlanma olan dondurmanın tüketilmemesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Mevra Çimili, 'Paket dondurma alırken, üretim izni olup olmadığına ve son kullanma tarihine bakılması gerekir. Dondurma aç karna tüketildiğinde iştah kapanmasına neden olabileceği için tok karna tüketilmelidir. Mide de kramp oluşturmaması için yavaş yenmelidir. Dondurmayı aniden yutmak mide kramplarına ve kasılmalara neden olur. Bademcik ameliyatlarından sonra bazı doktorlar da dondurma yemeyi tavsiye ederler. Bu tür durumlarda dondurma komplikasyonları azaltır. Ancak solunum enfeksiyonu sırasında ve yutak ve bademcik iltihaplarının tedavi sürecinde dondurma önerilmez""dedi.

Diyetisyen Mevra Çimili, dondurma yerken ve tüketilirken dikkat edilecek uyarıları da şu şekilde sıraladı:

"Diyabet hastalarında da tatlandırıcı ile hazırlanmış dondurma piyasada bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda laktoz intoleransı olan kişilerde günde 2 kez dondurma tüketildiğinde intoleransa bağlı belirtiler saptanmamıştır. Dondurma yavaş sindirildiği için bu kişiler tarafından rahat tolere edilir. Zayıflama diyeti uygulayanlar da dondurma tüketebilir. Bu kişilerde tatlı ihtiyacını gidermenin, süt gereksinimini karşılamanın bir yolu olarak aynı zamanda diğer tatlılara göre düşük enerji içermesi nedeniyle önerilmektedir. Dondurma her mevsim ve herkes tarafından tüketilebilir".

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

keneye rastlayınca ne yapmalı, kenden nasıl kurtarabiliriz, kene

31/5/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)

     Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da, sonra 1956 yılında Kongo’da tanımlanmış ve sonra aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır.
Hastalık oluşması ve bulguları:

      Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar uzayabilmektedir.
      Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir.
İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar oluşabilir.
       urun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir. Vajinal kanamaya da rastlanabilir.
      Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri oluşabilir.
 
      Tedavi: Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır.
       Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir.
Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir.
Korunma:
        Hastalık, kenelerin sokması sonrası salgıladıkları sıvıyla, kenelerin çıkartılırken ezilmesi sonucu çıkan sıvı ve kanıyla veya kene sokması sonucu virüsü alıp hasta olmuş hayvanların kan ve salgıları ile bulaşabilmektedir. Bu nedenle:
        Mera ve meskenlerde yerleşik keneler kan emerek beslenirler. Hayvanları kenelerden uzak tutarak kenelerin yayılmaları engellenmelidir.
Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları, otlaklar, çalılık ve yüksek otlu alanlar) uzun giysiler giymeli, bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalıdır.
        Yeşil alanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülebilir veya giysilere emdirilebilir. Bu maddelerin az da olsa sağlık
sakıncaları olduğu dikkate alınmalıdır. Hayvan besliyorsanız hayvanlarınızı dolaştırırken onlara da busıvılaran sürebilirsiniz.
        Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamalıdır. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfektesıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilir.
        Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde eldiven takarak ve bir cımbız ile kene vücuda yapışık ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola sallanarak bir vida gibi çıkartılmalı veya bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır.
hasta  kişiler ile temasta vücutsıvıar aracılığıyla bulaşma olabileceği unutulmamalıdır.
        Artık piknik yapmak da riskli hale geldi.
        Kenelerle karşılaşmamanız dileğiyle,

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

İngiltere’de yapılan araştırma her yıl nedeni bilinmeyen y

31/5/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)



      İngiltere’de yapılan araştırma her yıl nedeni bilinmeyen yüzlerce bebek ölümüne ışık tutuyor.
İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, bebeklerde görülen ve nedeni bilinmeyen ani ölüm vakalarının, zararlı olma potansiyeli taşıyan bir tür bakteriye bağlı olabileceğini ortaya koydu.
      Londra’daki Great Ormond Street Çocuk Hastanesi’ndeki bilim adamları, ani ölüm vakalarına rastlanan yüzlerce bebekte, yüksek miktarlarda ve aynı türde olan bir mikroorganizmaya rastladı.
İngiltere’de her yıl 250 bebek ansızın ve beklenmedik bir şekilde ölüyor. Ancak bunların pek azının nedeni anlaşılabiliyor.
      Tıp dergisi Lancet’ta yayımlanan yeni bir araştırma ise bebeklerin ani ölümlerinin bakteriyel bir hastalıkla bağlantısı olabileceğini ortaya koydu.
      Araştırma kapsamında aniden ölen 500’ü aşkın bebeğin otopsi sonuçları gözden geçirilmiş.
Bu vakaların çoğunda, kayıtlara göre, ölüm nedeni belirsizmiş. Ve araştırmacılar, açıklanamayan ölüm vakalarının yarısında, yüksek seviyelerde ve tehlikeli olma potansiyeli taşıyan bakterilere rastlamışlar.
Özellikle de “stafilokok oreus” ve “ekoli” adlı bakteriler bunlar. Bir teoriye göre bu bakteriler enfeksiyona yol açmamakla beraber, vücutta toksin üreterek bebeğin ölümünü tetikliyor olabilir.
Ancak İngiltere’deki Kraliyet Pediyatri ve Çocuk Sağlığı Akademisi’nin Başkanı Profesör Alan Craft, bu teori doğru olsa bile ölümleri durdurmak için hiçbirşey yapılamayacağını ve bulunan bu bakterilerin hepimizin vücudunda çoğu zaman bulunabilen türler olduğunu söylüyor

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

CİLT TİPİNE GÖRE NASIL BAKIM GEREKTİĞİ KONUSUNDA BASİT AMA ETKİL

28/5/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)

        
       

         NORMAL CİLT:
Görünümü şeffaf, nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve pürüzsüz bir cilt tipidir.
       
        Kullanılabilecek ürünler:Krem veya süt tipi temizleyici, alkol oranı normal tonik (yüzde 5-7.5) hafif bir nemlendirici ve peeling krem. Otuzlu yaşlarda itibaren haftada 1-2 günden başlayarak uygulanan besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve maskeler.
       
        HASSAS CİLT:
Deri, damarları gösterecek kadar incelmiştir. Kızaran, kaşınan dalga dalga olan ve yanan bir cilt türüdür. Kötü koşullara hemen reaksiyon gösterir. Susuz ve çok gerilen ciltlerdir.

       Kullanılabilecek ürünler: Süt tarzı temizleyici, alkolsüz tonik ve hassasiyet giderici bakım kremi.

        YAĞLI CİLT: Görünümü parlak ve yağlıdır. Gözeneklerin içi dolu ve açık, siyah noktalı, sivilceye müsait cilt tipidir. Yağlı cildi 3’e ayırmak mümkün:

       *Problemsiz yağlı cilt: Cilt parlak, nem oranı normal, gözenekler açık ve içleri genellikle siyah noktalıdır.

       Kullanılabilecek ürünler: Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici- sıkılaştırıcı maskeler ve peeling krem.

       *Yağlı hassas ciltler: Cilt yağlı olmasına rağmen nemsizdir. Geniş gözenekler boş da olabilir. Deri hassasiyete bağlı hafif kırmızıdır; pul pul kalkabilir.

       Kullanılabilecek ürünler: Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, çok hafif nemlendirici, hassasiyet giderici kremler, pomatlar, hassasiyet giderici ve yağ dengeleyici maskeler.
 
        *Sivilceli-Akneli yağlı cilt: Yağ salgısı normalin üstünde olduğundan devamlı parlayan bir cilttir. Sivilce, akne ve siyah nokta yoğundur. Gözenekler genişlemiş, içleri doludur. Nem oranı normaldir.

        Kullanılabilecek ürünler: Akne; mutlaka bir dermatolog denetiminde, medikal olarak tedavi edilmelidir. Medikal tedaviye ek olarak günlük bakımda verilebilecek ürünler; sabun veya jel tipi temizleyici, alkol oranı yüksek tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici ve sıkılaştırıcı maskeler.

        OLGUN CİLT: Olgun cilt, hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. 60’lı yaşlara doğru yağ bezeleri ifrazatında yüzde 50’nin üzerinde azalma olur. Deride incelme, sarkma, derin çizgiler ve cilt lekeleri meydana gelir.

        KURU CİLT: Görünümü mat, yağ salgılanması normalin altında ve nem oranı çok düşük bir cilt tipidir. Gözenekler ufak ve kapalıdır.

        Kullanılabilecek ürünler: Krem veya süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun bir nemlendirici, yoğun yağ ihtiva eden besleyici gece kremi, nem ve yağ depo edici maskeler, göz çevresi ve boyun kremleri, peeling krem, yaş ilerledikçe serumlar ve ampuller.

        KARMA CİLT: T bölgesi (alın, burun ve çene) yağlı, yanaklar ve göz çevresi daha normal ve kurudur. Nemsizlik söz konusu olabilir. Yağlı kısımlarda gözenekler açık olabilir, siyah nokta ve sivilce görülebilir. Diğer bölgelerde gözenekler kapalıdır.

        Kullanılabilecek ürünler:Süt ve jel tipi temizleyici, alkol oranı düşük tonik (yüzde 3-5), cildin ihtiyacına göre nemlendirici, temizleyici, sıkılaştırıcı maskeler, peeling krem, otuzlu yaşlardan itibaren cildin ihtiyacına göre gece kremi ve göz çevresi kremi.  
                                                                                                             ESRA SEZER

                                                        



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

KİRAZIN AĞRI KESİCİ ETKİSİ

26/5/2008 Kategori : saglik

Yorum (yok)


     Vitamin ve mineral deposu olan meyvelerin fayddaları saymakla bitmiyor. Yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olan kirazın güçlü bir ağrı kesici olduğu belirtildi. 20 kirazda 12-25 miligram  arası anto siyanin maddesi bulunuyor ve bu maddenin ağrı kesici etkisi Aapirin'
den on kat fazla.
      Kirazın kolestörolü ve kan şekerini düşürdüğünü kabızlığada giderdiğini biliyormuydunuz? Kiraz da bulunan flavanoidlerin vücüttaki zehri temizlediğini ve antioksidan etki yaptığını ve nikotinin vücüttan atılmasında yardımcı olduğu belirlendi. Ayrıca böbreklerin taş ve kum yapmasını önler varsa zamanla döker. Safra kesesi taşının dökülmesindede yardımcı olur.Gençler için söylüyorum, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır.
      Hepsinden öte benim tavsiyem kirazı bir saatlik buzdolabı sefasından sonra soğuk soğuk afiyetle yenilmesi...

   HANGİ MEYVENİN NE YARARI VAR?

     Çilek:Strese iyi geliyor, sakinleştiriyor. Sigara dumanın etkilerini azaltıyor. sigara içilen odadayken gün boyu ağza iki çilek atılması gerikiyor.çocuk felci ve ağız deri yaralarına  yol açan virusleri öldürücü etkisi bulunuyor.Cilde canlılık kazandırıyor.
     
     Karpuz:Böbreği temizliyor, astım, damar tıkanıklığı, diyabet, kolon kanseri kireçlenmeye iyi geliyor.Bağışılık sistemini güçlendiriyor.Kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor.

     Kavun:Kanı temizliyor antioksidan özelliği bulunuyor. Endişe ve uykusuzlağa iyi geliyor bağırsak ve cilt kanserine karşı tavsiye ediliyor.

     Şeftali:Kalp rahatsızlıklarına karşı koruyor.Sindirim sistemini çalıştırıyor ve hazmı kolaylaştırıyor.

     Kayısı:Kan yapıcı ve kansızlığa iyi geliyor.Cilt ve saç için olumlu etkileri bulunuyor.Akciğer kanseri, kalp hastalıkları ve kataraktın önlenmesinde yardıcı oluyor.Sindirimi kolaylaştırıyor.

     Kivi:Başlı başına bir C vitamini deposudur. Bir adet
kivide günlük alınması gereken C vitamini fazlasıyla bulunuyor.

     Vişne:Şeker oranı kirazdan düşük olduğu için daha az kalori içeriyor.Ateşi önlüyor, susuzluğu gideriyor.

     Armut:Armut kalp, damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel prformansla iyi gelen vitaminleri barınırıyor.Yüksek tansyon ve kansızlığa faydalı. Kabızlığa iyi geliyor.

     Üzüm:Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenliyor.Karaciğerleri temizliyor.

      SEBZECİ GELDİİİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz
« Önceki Yazılar :|:
| site ekle | ümit oyun Prefabrik Ev fiyatları modifiyeili araba resimleri | visitor stats

konteyner Halı Yıkama Seo Kanser